-
Musahipzade Celal’in 3 farklı oyununun (Aynaroz Kadısı – Fermanlı Deli Hazretleri – Atlı Ases) birleştirilmesi ile oluşturulmuş, Geleneksel Tiyatro ile Modern Tiyatronun bir potada eritildiği, eğlenceli, sürükleyici, keyifli bir müzikal komedi.
Bol ödüllü ve efsanevi “Şark Dişçisi” ve “Şekerpare” oyunları ile gönüllere taht kuran Engin Alkan’ın bu oyunu, o oyunlar ile aynı konsepte sahip. Fakat o oyunların bir miktar gerisinde kalmış. Bunun nedeni olarak bu sefer 3 farklı oyunun birleştirilmesi söylenebilir. Konu olarak ta, devletin ve adaletin başındaki kişilerin, devleti ve halkı değil de, şahsi menfaatlerini ve çıkarlarını öne çıkarmaları, hırsızlıkları, nasıl birer HARAMİYE dönüştükleri anlatılıyor. Hristiyan olsun Müslüman olsun Din tüccarlarının halkı nasıl kullandıkları da oyunun diğer bir mesajı. Ara dahil 3 saat 10 dakikalık süresi ile hayatımda seyrettiğim en uzun oyun. Dolayısı ile oyun dönüşünüzü bu bilgiye göre planlamanızda fayda var.
Oyuncu ekibi komple başarılı. Ama özellikle Eda Hatun rolünde Pelin Budak, Kamer rolünde Aslı Altaylar, Anlatıcı rolünde Elçin Atamgüç ve tabii fırıldak Kadı Yakup rolünde Zafer Kırşan daha dikkat çekmekteler. Makyaj – Kostüm – Işık ve Müzikler tartışmasız ödüllük seviyede. Özellikle makyajlara bayıldım. Çok özenli ve anlam yüklü. Bu görkemli mutfak unsurlarına uymayan tek şey dekordu. Hareketli ve değişken dekor diğer unsurlara göre biraz sönük – vasat kalmış. Bu arada belirteyim, oyunda Muhafazakar seyircileri rahatsız edecek sahnelerde var.
Haramileri tarih boyunca hep çevremizde gördük. Gördükçe kızdık, öfkelendik, lanet okuduk. Haramileri bu sefer de sahnede bir görün ve bu sefer bol bol gülün …
-
Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği ve kalabalık oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Haramiler’i büyük bir heyecanla izledik. Oyuncuların oyunculuk, dans ve ses performansları oldukça etkileyiciydi. Süresi uzun bir oyun olmasına rağmen temposu düşmüyor; hatta metnin bu uzunluğa bilinçli göndermeler yapması anlatımı daha samimi ve eğlenceli kılıyor.
Oyunun interaktif bölümleri, seyirciyi aktif tutarak bu uzun soluklu anlatıda kopuş yaşanmasının önüne geçmeyi başarıyor. Metnin güncel dönem esprileriyle harmanlanması oyuna sıcak ve tanıdık bir hava katmış. Özellikle rüşvet ve adam kayırma gibi konulara yapılan nokta atışı göndermeler, oyunun politik ve toplumsal damarını güçlendiriyor ve alkışı fazlasıyla hak ediyor.
Zaman zaman tekrara düşen ve süresi nedeniyle kısa kopma anları yaşatan bir yapısı olsa da, ekibin güçlü uyumu ve sahneyle seyirci arasındaki canlı etkileşim sayesinde sezonun mutlaka izlenmesi gereken işleri arasında yer aldığını söylemek mümkün.
-
Müzikler muhteşem, tam bir müzikal. Sadece Yunan ağzı konuşulduğu anlaşılması biraz zor oluyordu. İzlediğim sahnenin sesinden de kaynaklı olabilir. Kesinlikle izlenmesi gereken bir oyun
-
Zaman geçiyor, yıllar insanlar değişiyor, bu topraklarda yaşananlar bir türlü değişmiyor hissini gayet güzel veren bir çalışma olmuş, yani çağlar farklı olsa da dertlerimiz aynı... Güzel vakit geçirtiyor mu sorusuna "Evet" yanıtı verdiren bir oyun olmuş... Oyunculuk başarılı, reji başarılı, sahne genel olarak başarılı... Bir oyundan çıktığınızda eğer ileride bir kere daha izleyebilirim hissi sizde oluşuyorsa, oyun geçerli notu almış diye düşünürüm. Oyunun süresi biraz fazla olmuş gibi, daha az zamanda da aynı hikaye anlatılabilir gibi duruyor. Şarkılarda ise sanatçının sesi ile müziğin sesinin ayarını iyileştirmek gerekir gibi duruyor, zira bazı sözler anlaşılmıyor. Son olarak da oyunun süresi düşünüldüğünde bazı şarkılar daha kısa icra edilebilir.
-
Bu platformdaki ilk yorumumu, biletini alan veya almayı düşünen ancak az yorum ve puanlama nedeniyle tereddüt eden arkadaşlar için bir uyarı niteliğinde yapmak istedim. Ben de neredeyse puanlara bakıp "acaba" hatasına düşüyordum ama iyi ki gitmişim.
Oyun, yeni olmasından kaynaklı bu platformda henüz hak ettiği ilgiyi ve puanı yakalayamamış olabilir ancak izleyici sayısı arttıkça bu durumun düzeleceğine eminim.
Kendi deneyimimi özetlemem gerekirse:
-Evet, oyun biraz uzun ama kesinlikle sıkılmıyorsunuz.
-Akış iyi dengelenmiş; güldük mü evet, düşündük mü evet, eğlendik mi evet
-Performanslar tek kelimeyle harikaydı. Sahnedeki enerji ve emek izleyiciye doğrudan geçiyor.
-Dönem oyunu düşündüğünüzde alaturka müzikler mi olacak diyorsunuz ama çağımıza daha yakın müzikeri duyunca, oyunun içerisindeki kullanılan aksesuarlar olsun, yapılan güncel espriler olsun oyunun bir sentez olduğunu düşündüğümüzde, o an ki yaşanan sahneyle uyumlu sözler ve güzel yapılmış müzikler eşliğinde gayette hoş geliyordu.
Eleştirilecek noktalar yok mu illaki var:
-Dekor konusunda yukarıdan sarkan dekorlar çok güzel düşünülmüş. Mesela Mehmet Siyah Kalem'in tasviri olunca büyücünün mekanında olduğunuzu biliyorsunuz. Sadece zemin dekoru biraz daha zenginleştirilip sahne doldurulabilirmiş.
- Müzikal tarafında ise teknik bilgim yok direk yazacağım koro bölümleri tam bir müzikal atmosferi yaşatırken, diğer kısımlar daha çok solo performans tadında kalmış. Yani tamam eseri bir kişi seslendiriyor ama arkada kimse yok. Geneli böyle değil tabi.
Fazla ayrıntıya girdim sonuç olarak, biz oyundan son derece keyif alarak izledik. Puan düşüklüğüne aldanıp bu güzel deneyimi kaçırmayın, gidin tadını çıkartın.
Haramiler / İstanbul Şehir Tiyatroları