Oyunu dün prömiyerde izledim.
Öncelikle çok renkli, hareketli, enerjisi yüksek ve müzikal bir oyun.
Engin Alkan’ın dokunuşu makyajdan, mimiklere kadar her noktada hissediliyor. Zaman zaman seyirciyi de oyuna dahil etmeleri sıcak bir atmosfer yaratıyor. Dekor, kostüm, makyaj, oyunun akışı, şarkılar ve koreografi çok güzel.
Tek kusur belki de ses sistemindeki bir yetersizliktendi bilemiyorum şarkıların sözleri bazen tam anlaşılmıyor, sesler karışıyordu. Keşke tüm oyuncuların sesleri yeterince güzel olsaydı o zaman görsel yanında işitsel bir şölen de olurdu.
Oyuncuların bu uzun ve tempolu oyunda kondisyonlarını korumaları iyi.
Özellikle Kadı Yakup, karısı Eda, Rükneddin, Muharrem ve Pavlos rolleri oyunda öne çıkan karakterler oldu. Elbette Elçin Atamgüç’ün sahne hakimiyeti ve tecrübesine hayran kalmamak mümkün değil.
Oyun ; halkı yolsuzluk ve haksızlıkla bezdiren ahlaktan ve adaletten yoksun din ve devlet adamlarının üzerinden hikaye ediliyor.
Zaman geçiyor, yıllar insanlar değişiyor, bu topraklarda yaşananlar bir türlü değişmiyor hissini gayet güzel veren bir çalışma olmuş, yani çağlar farklı olsa da dertlerimiz aynı... Güzel vakit geçirtiyor mu sorusuna "Evet" yanıtı verdiren bir oyun olmuş... Oyunculuk başarılı, reji başarılı, sahne genel olarak başarılı... Bir oyundan çıktığınızda eğer ileride bir kere daha izleyebilirim hissi sizde oluşuyorsa, oyun geçerli notu almış diye düşünürüm. Oyunun süresi biraz fazla olmuş gibi, daha az zamanda da aynı hikaye anlatılabilir gibi duruyor. Şarkılarda ise sanatçının sesi ile müziğin sesinin ayarını iyileştirmek gerekir gibi duruyor, zira bazı sözler anlaşılmıyor. Son olarak da oyunun süresi düşünüldüğünde bazı şarkılar daha kısa icra edilebilir.
Haramiler / İstanbul Şehir Tiyatroları