-
ilk perdeden aşırı aşırı sıkıldım, ingiliz aksanlı tizzzz konuşmalar yapıdı ve ne yaşandı hiçbir fikrim yok. ikinci perdedeki ve kapanıştaki danslarla biraz daha iyi bir son yapan bir müzikal olsa da, bence iyi bir müzikal değildi. son dans hariç danslar da vasattı. yabancı bir prodüksiyon olmasından sebep beklentilerim yüksekti ancak bunun çok çok altında kaldı. herhangi bir bilgilendirici broşür verilmemesi ve internette de bilgi bulamamız ayrı bir fiyasko bence. bu insanlar kim? broadway oyunu mu ingiliz oyunu mu? yedek kadro mu? sokaktan toplama mı? bilmiyoruz. bizim milletimizde bunları sorgulamak da olmaığı için rastgele insanlarsa da şaşırmam açıkçası. 4 puanı özellikle kötü sahneleri olmaması ve sahne dekoruyla iki güzel şarkısına veriyorum. yoksa beğendiğim pek bir kısım olmadı açıkçası.
-
çok başarılı bir oyun, ne bu konu daha güzel anlatılabilirdi ne de bu senaryo daha iyi oynanabilirdi. düşününce muhabbet kuşu nasıl taklit edilir ya da oynanır en ufak fikrim yoktu ve normal gidişatta bir oyun olacak sanıyordum ammmaaa çok komik tatlı bir otistik bir kuş vardı sahnede. sadece o muhabbet kuşunun konuşuyor olması bile yeterince komikti.
sahnenin yaratıcı kullanımı ve efektlerin de yerinde oluşu güzeldi. basit ama çok içten bir oyundu, ileride kuşum falan olursa adını kesinlikle Yıldız koyacağım. harbi etkilendim. fazla underrated bir oyun ayrıca, buradaki bir çok oyundan daha yüksek puanı ve seyirciyi hak ediyor.
-
Hiç düşünmeden 10 puan verdiğim tek oyun olabilir. Oyunculuk, dekor, kostüm, hareketler, sesler hepsi mükemmeldi. Bu oyunu izlerken sürekli "ya bu oyuna denk gelmeseydim ve izleyemeseydim?" diye düşündüm. Yıldız gibi kendi yolculuğu için konfor alanını terk etmiş ama buram buram limonlu salatalığı özleyen biri olarak hayatta bazı şeylerin böyle olduğu ve bizim devam etmemiz gerektiğini
anlatması beni çok etkiledi. Mutluluğu, yuvasını, aidiyet hissini arayan Yıldız'ın kendi evini kurduğunu ve orada mutlu olduğunu hayal etmek istiyorum. Yalnızlıktan korkması, terk edilmiş hissetmesi, kaygıları hepimiz için tanıdık örnekler. Beton arasından çıkan çiçeğe bile özenen belki de kıskanan Yıldız'ı ben çok sevdiğim Küçük Kara Balık'a benzettim. Onun gibi cesur ve heyecanlı, iyi ki sonu onun gibi olmadı.
-
Uzun suredir izledigim en iyi oyun. Genc oyuncuya hayran kaldik. Oyun boyunca bir kuş olduk ve onun deneyimine eşlik ettik sanki. Tiyatroya olan inancimin ve hevesimin yeniden arttigini soylemek isterim. Tum emegi gecenlere cok tesekkur ediyorum
-
Bu sezon izlediğim en güzel oyunlardan biri sanırım. Hem oyunculuk hem hareket, sahne tasarımı hem de yönetmenin muazzam işleyişi beni tamamen aldı.
Bir kuş ile insanlığa dair her şeyi ne güzel anlatmışlar. Ayrıca sanki Latife Tekin, Nermin Yıldırım okur gibi hissettim ve izlerken her sahne bir çocuk kitabı sayfası veya oturup dünyadan bir kareyi izler gibi hissettirdi. Oyuncuyu ayrıca alkışlıyorum.
Grease Müzikali