-
Totaliter rejimleri, hakim güce tapınmayı, halkın yanlış olduğunu bilse de çoğunluğa tabii olmasını, hatta bu gaye için insanlıklarını terk edip hayvanlaşmalarını (Gergedan) eleştiren absürt bir komedi.
1959 yılında yazılmış oyunda, bir Fransız kasabasında yaşayan insanların girişte anlattığım nedenlerden dolayı, bilerek ve gönüllü olarak insanlıklarını terk edip Gergedanlara dönüşmesi anlatılıyor. Bu kasabada yaşayan ve aykırı bir tip olan Berenger ise bu dönüşüme sonuna kadar karşı çıkacak, insanlığından vazgeçmeyecektir.
Enerjik, hareketli, fiziksel beceri dolu ve oldukça aktif bir oyun. Oyunda az yer almasına karşın danslar ve oyuncu uyumları etkileyici. Oyunculuklarda başroldeki Hakan Kahraman başarılı. Oyunun başında seyirciyi devasa bir Gergedan maketi karşılıyor. Sonra bu maket parçalara ayrılarak modüler ve hareketli bir dekora dönüşüyor ki akılda kalıcı. Işık desteği güçlü, Kostümler dönemi tam yansıtmış.
Oyunun dışına çıkarak önemli bir sorunu dile getirmek isterim. Tekel sahnesi tadilata girdiği için İstanbul Devlet Tiyatrolarında sahne sorunu var bu sezon. Devlet Tiyatroları yönetiminin acilen en az 2 adet sahneyi bölgeye kazandırması gerekli.
Günümüzün en büyük ve temel sorunu bence insanların giderek (Başta ülkemizde) insanlıklarını kaybetmeleri. İşte bu oyun tam da bu acı gerçeği seyircilerin yüzüne vuruyor ve dersler almasını umut ediyor.
-
Süt Kardeşler zaten bildiğimiz, sevdiğimiz klasiklerden biri ama sahnede izleyince o tanıdık hikâyenin enerjisi yine çok güzel geçiyor. Oyunda en çok hoşuma giden şey, eski Türk tiyatrosunun o sıcak, samimi ve dozunda abartılı komedi dilini koruması oldu. Süheyl ve Behzat Uygur’un taşıdığı gelenek hissi de oyuna ayrı bir tat katıyor. Seyirciyi yormayan, keyifli, ailece izlenebilecek, bol gülümseten bir iş olmuş. İlk olarak Nejat Uygur tarafından sahnelenmiş bu klasiğin, Süheyl ve Behzat Uygur Tiyatrosu tarafından günümüz yorumu ile yeniden sahnelenmesi bence çok kıymetli; iki perde ve 120 dakikalık süresine rağmen akıcı ilerliyor.
-
Leyla Gencer Sahnesinde izlemek çok daha anlamlı oldu. Belgesel tadında bir oyun , tiyatro gerçekten çok başka , hele de iki usta oyuncunun performansı olunca. Yönetmeninde çok başarılı bir sahneye aktarımı … Klasik müzik dinlemekten ve tiyatro izlemekten keyif alan biri olarak çok mutlu ayrıldık salondan. Oyun sonrası soru cevapla keşif ise ayrıca harika bir sürpriz idi.
-
Oyun o kadar çok övgüyü hak ediyor ki… castten mi başlasam çeviriden mi bilemedim.
İki güçlü oyuncunun arkasında genç bir yönetmen ama herkes iliklerine kadar bu iki ruhu özümsemiş.
Gerçekten şahaneydi.
Oyun sonrası söyleşi ve o kalabalık zaten oyundan hepimizin ne kadar etkilendiğini gösteriyordu.
Leyla Gencer kapanacak olmasa sabaha kadar söyleşebilirdik.
Çok kutluyorum, çok teşekkür ediyorum, tüm ekibin emeğine sağlık…
-
londra national theatre'da oyun izliyorum havası veren başarılı bir prodüksiyon. ciddi emek verilmiş, ilk gösterimde bile tüm zamanlamalar, oyuncular, ışık, ensemble pürüzsüzdü. bu sezon dekor, oyuncu ve hikayeden yoksun o kadar çok berbat oyuna 800–1000 tl verdim ki; bu oyunun biletleri pahalı olsa da 5 berbat oyuna gideceğinize tek buna gidebilirsiniz. sonunda çalışılmış bir oyun!
sahne, ışık ve kostüm tasarımı muazzamdı. ensemble kullanımı saat gibi tıkır tıkır harmonikti. oyun süresi biraz uzundu fakat zamanla oturacaktır. ingiltere'de klasik metinleri sahneye koyan büyük prodüksiyonlu national theatre oyunlarında izlediğiniz tam da budur. west end'de sahne biraz daha beklenmedik, hareketli ve şaşırtıcı olur, o kadar. hem de bu sefer yüzde yüz türkçe. uzun süredir her kelimesini anladığım, bu kadar temiz türkçe konuşulan bir yapıma denk gelmemiştim — üretilen dizi ve filmler dahil. tüm oyuncular diksiyon şov yaptı. metnin konuşma diline uyarlanması ise son derece başarılıydı.
Gergedanlar / İstanbul Devlet Tiyatrosu