-
Gözden düşmüş, belki hiç göze girememiş 3 palyaço; bir gazete ilanında aranan palyaçonun kendi olduklarına inandıkları için verilen saati beklemek üzere bir araya gelirler. Geçmiş anılarına, mesleki hırslarına, zamana, kendilerine yenilmediklerini ispat etmek için en çok da o işe ihtiyacı oldukları için bir yarış içine girerler. 2. Dünya Savaşı sonrası yıllarda geçen oyun bu nedenle
esprileri ve palyoçaların gösterileri kısmında iddialı olmasa da. Samimiyet ve sempati işin içine girince sıcacık bir hisle izliyorsunuz. Tozlu olarak adlandıracağım bu oyundan keyif almak için o tozları biraz üflemek gerekiyor sadece. Oyuncular keyif alınca bu seyirciye de yansıyor kuşkusuz, iyi performans izlemek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği türden. Emeği geçen herkese teşekkürler. Alkışları bol olsun.
-
Üç yaşlı ve işsiz palyaço — Niccolò, Filippo ve Peppino — terk edilmiş bir bekleme odasında, küçük bir iş ilanı umuduyla bir araya gelir.
Fellini’nin Palyaçolar filminden esinlenen Matei Vișniec, bu absürd bekleyişte yaşlılık, unutulmuşluk ve işsizliğin hüznünü kara mizahın ince dokunuşlarıyla buluşturuyor.
İlginç konusu ve absürd mizah anlayışı birleşince, ortaya hem düşündüren hem de duygusal anlamda dokunan bir oyun çıkmış. Üç oyuncunun da sahneye koyduğu güçlü performanslar, metin odaklı ilerleyen yapıya rağmen oyunun tekdüzeliğe düşmesini engelliyor.
Yer yer kahkahalar attıran, yer yer hüzünlendiren bu yapım; sahne enerjisi, karakter derinliği ve ritmiyle sezonun iddialı işlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Puanım: 8 / 10
-
Kanlı Kabare’yi dün akşam ikinci kez izleme fırsatı buldum; ancak bu kez Dada Salon’daki masa düzeni yerine klasik bir tiyatro sahnesinde. Oyunla ilgili daha önce yaptığım değerlendirmelerde genel görüşüm değişmedi. Bununla birlikte, bu izleme deneyimine dair eklemek istediğim bazı noktalar var.
Öncelikle, oyunu yeme-içme olmadan ve dört ayrı perde arasında bölünmeden, iki perde şeklinde tiyatro sahnesinde izlemek, metne ve oyunculuklara çok daha rahat odaklanmayı sağlıyor. Bu durum özellikle oyunun temposunu ve dramatik akışını daha net hissetmeye imkân tanıyor.
Öte yandan, metinde yer alan ve meyhaneci karakterinin karşı masada oturan seyirciyle doğrudan etkileşime girdiği bölüm, tiyatro salonu düzeninde sahnelendiğinde beklenen etkiyi yaratmakta zorlanıyor. Mekâna özgü yazılmış bu sahne, masa düzeni olmayan klasik sahne formunda biraz havada kalıyor.
-
Orkestrayı beğendim. Okan Bayülgen'i görmek güzeldi.
-
Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor / İstanbul Devlet Tiyatrosu