Genellikle izlediğim oyunları puanlarına ya da oynayan oyunculara göre seçip gitmeye çalışıyorum. Malum bilet fiyatları :) Bu oyuna da Mastercard sağ olsun 1 1 bilet kampanyası ile gittim. Bilgisi olmayanlara bir bilgilendirme. Mastercard silver logolu kart sahiplerine her Çarşamba Passo uygulaması üzerinden zorlu etkinliklerinde böyle bir imkan sunuyor. Loyalty programı dediğin böyle olur diyorum ve oyuna geçiyorum.
Konuyu bilmeden Merve Dizdarı izlemek için gitmiştim. Ehhh oyun öncesinde biraz da kafamız güzel olsun şöyle intense bir deneyim yaşayalım düşüncesiyle girdik. İlk başlangıç sahne önünde perde kapalı ufak bir diyalog, ilk düşüncem keşke baksa mıydım acaba konusuna ne anlatıyor ki derken bir anda daldık oyunun içerisine. Merve Dizdar bağımlı karakteri gerçekten çok iyi canlandırıyor. Arada sigara yakınca canım çekmiyor değil ama full focus oyundayım öyle bir sarıyor ki. Derken oyun ilerliyor, odada geçecek ilk gün tam yatağa yatıyor derken yuhhhh ne oluyor öyle nerden çıkıyor bu insanlar bir anda neler oluyor. Süper bir kurgu tam olarak karakterin kafasının içerisindeyiz ama her şeyi net görüyoruz ve çok çarpıcı.
Araya giriyoruz Zorlu amfide hemen fuel up yapıyoruz ;) hala ilk yarının etkisindeyiz ve daha focus bir şekilde giriyoruz :). 2.yarı daha duygusal tabi, özetle oyun sonrasında evde notlar almıştım güzel bir yorum yazacağım diye. Aylar geçti kağıdı kaybettim vs. derken geldik bu günlere. Yakın zamanda 2. kez izleyeceğim bakalım. Benim açımdan tartışmasız 10/10 etkileyici bir performans. Oyuncular, dansçılar emeği geçen tüm ekip.
Son sözler, o tuvalet dekoruna nasıl takıldım anlatamam. O sanırım sabit bir dekor son sahnede onu güzel kapatmışlar peluşlarla ama takıldım yani oyunun son 5 dakikasını tuvalet dekorunu düşünerek kaçırdım diyebilirim. :))
Neyse özetle teşekkür ederim tüm emeği geçenlere. Bu yorumları ekipten birileri okuyor mudur bilmiyorum ama tüm ekibe birer kahve ve tatlı ısmarlamak isterim afiyet bal şeker olsun :) Yoruma yazarlarsa online Sturbucks vs. bir yerden söyler hallederim herhalde daha önce böyle bir şey yapmadım ama. Gün, saat, içecek tercihi belirtirlerse çözerim diye düşünüyorum :))))
Hayatımda uzun süre bu kadar etkileyici bir performans izleyebileceğimi düşünmüyorum. Merve Dizdar nasıl bir oyunculuk sergiliyor, iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Çok ama çok beğendim, tüm ekibin ellerine sağlık. Uzun sezonlar boyunca göreceğiz bence. Olaylar adeta dizi seyrinde ilerliyor, bayıldım. İbrahim Çiçek yönetmenliği yine şaşırtmadı <3
İnsanlar, Mekanlar ve Nesneler için ne kadar övgü yazsam az. Cannes ödüllü muhteşem oyuncu Merve Dizdar’ın bu ödülü ne kadar hak ettiğini bizzat gözlerimle gördüm. Şimdiye kadar izlediğim en etkileyici performanslardan biriydi. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı ile ailenin bu bağımlılıktaki rolünü derinlemesine ele alan oyun, izleyiciye çarpıcı bir deneyim sunuyor. Berlin’de karşılaştığım kayıp yaşamların sahnede vücut bulduğuna tanık oldum.
Merve Dizdar’ın Türkiye’nin en başarılı aktrislerinden biri olduğunu düşünüyorum; bağımlı karakteri inanılmaz bir gerçeklikle canlandırdı. Oyunculuk, konu ve sahne tasarımı açısından izlediğim en iyi oyundu. Özellikle hareketli ve interaktif sahne tasarımı ile kostümler, Ceyda Balaban’ın imzasını taşıyor ve oyunun atmosferine büyük katkı sağlıyor.
Oyunla ilgili çok kişisel bir yorum yazacağım. Oyundaki karakteri izlediğimde, yakın zamandaki beni izlediğimi düşündüm. Ben de bir süre öncesine kadar oldukça narsist, kibirli, herkesten fazla şey bildiğini düşünen ve herkesten daha farklı olduğumu göstermek için çaba harcayan biriydim. Öfkemin, tepkilerimin dışarıdaki dünyanın bana hissettirdiklerine verdiğim tepki olduğuna çok emindim. Ve fakat yaş ilerledikçe davranış biçiminizin ne kadar bencilce ve kibirli olduğunu fark ediyorsunuz. Ve karşında kendin gibi davranan birini gördüğünde o ayna sağdan soldan tokadı yemenizi sağlıyor. Süper bir dönüşüm yaşadım mı 100% emin değilim, sonuçta can çıkar huy hemen çıkmıyor :) Ama kendimi giderek daha fazla soğan kabuğu gibi soymaya başladığımda, neyi neden yaptığımı fark ettiğimde, hatta kimi zaman olayları objektif değerlendirmediğimi fark ettiğimde, aklımda uydurduğum hikayelerle başkalarını suçlayıp, kendimi aklamaya çalıştığımı fark ettiğimde, etki alanı ve ilgi alanı arasındaki farkı anlayıp sakinleşmeye başladığımda, kişilik profilimi anlayıp, keskin yanlarımı törpülemeye başladığımda umutsuzluk ve öfke yerine, bitmeyecek bir değişim yolculuğuna başladığımı ve hala kendimle ilgili umudum olduğunu fark ettim :) Oyunla ilgili söylenecek pek bir şey yok, muhteşem ve harika, özenli ve ilmek ilmek örülmüş. Işığın gücü her sahnede duyguyu yansıtacak kadar etkileyici. Bu arada benim gibi epilepsi hastası iseniz, ilk perdede biraz gözünüzü kapatmanızı öneririm. Zekice kullanılmış dekorlara bayılıyorum, eskiden klasik sahne dekorlarını daha fazla severdim. zaman geçtikçe anlıyorum ki dekorun sadeliği oyunculuğu daha da ön plana çıkarıyor, ya da oyunculuk kötü ise gözünüze de sokuyor :) Merve Dizdar boşuna ödül almıyor, 130 dk oyunda en fazla 15 dk ağlamadan oynadı bu kadın, 100 dakikaya yakın süre durmadan ağlayabilmek, iniş çıkışlı bir duygu durumunu yansıtabilmek, gerçekle hikaye arasındaki farkı verebilmek ancak onun yapabileceği bir şey buna kesinlikle eminim. Yarın öbür gün aynı oyunu rica ediyorum başkası oynamasın, büyük patlar bence :) Velhasıl kelam, kendinizle yüzleşebilecek cesaretiniz varsa gidin. Çünkü oradaki herkesin varlığı, illa ki sizin de içinizdeki arızalı karakterlerden birisi olacak. Oyunu seyirlik diye izlemeyin, "ben bu sahnedeki kimim?" diye bakın bence. Uzaktan izlediğiniz sizi ne kadar kabul edeceksiniz ya da ret edeceksiniz, kendinizi deneyin, bakalım ne bulacaksınız...
İnsanlar Mekanlar Nesneler / IdPro