Geçtiğimiz akşam rotam yine Zorlu PSM’ydi ve Ecem Erkek’in taptaze tek kişilik oyunu Kara Kız’ı izleme şansı buldum. Üstelik bu deneyimin oyunun galasına denk gelmesi, o ilk heyecana ortak olmak açısından salondaki enerjiyi bambaşka bir seviyeye taşıdı.
Oyun, genç bir kadının yılbaşı gecesini yalnız geçirmesini ve o yalnızlığın tetiklediği yoğun (bazen trajikomik, bazen hüzünlü) düşünce akışını merkezine alıyor.
Dürüst bir izleyici olarak itiraf etmeliyim ki; başlangıçta oyunun ritmine girmekte zorlandım. Hatta tüm salonun kahkahalara boğulduğu bazı anlarda sessiz kaldığım oldu. Fakat metin açıldıkça ve hikaye derinleştikçe, oyun beni tamamen içine almayı başardı. İlerleyen dakikalarda kendimi hem çok gülerken hem de yer yer duygulanırken buldum.
Gala gecesi olmasının getirdiği o samimi, seyirciyle interaktifleşen atmosfer çok keyifliydi. Tabii oyun henüz seyirciyle buluşma evresinin çok başında olduğu için sahnede küçük anlar da yaşandı; örneğin bir yerde unutulan replik için ufak bir sufle alınması gibi. Ancak canlı performansın kırılgan ve güzel tarafı tam da budur. Oyun sahnede piştikçe, zamanla ritmi kusursuz bir şekilde oturacaktır.
İçine girmesi benim için biraz zaman alsa da, bittiğinde samimi hisler bırakan bir işti. Tek kişilik kadın hikayelerini ve Ecem Erkek’in enerjisini sevenlere tavsiye ederim.
Kara Kız / BKM