Geçen akşam DasDas’ta, Tiyatro Satsuma’nın yeni yapımı Sürüklenmiş’i izledim. Kadroda Rıza Kocaoğlu ve Tuğrul Tülek gibi rüştünü ispatlamış iki yetenek olunca büyük beklentiyle koltuğa oturdum. İkilinin sahne üzerindeki tecrübesi ve paslaşmaları tartışılmaz. Müzik tasarımı atmosferi güzel desteklemiş, özellikle final bloğundaki aksiyon koreografilerini oldukça başarılı ve dinamik buldum. Oyun; yas, ölüm ve cenaze gibi oldukça karanlık temalar etrafında dönüyor. Dekorun sadeliği bu kasveti desteklese de, 80 dakikalık tek perde süresince temponun sık sık düştüğünü hissettim. Konunun ağırlığı ve durağanlık birleşince, benim seyir zevki kriterlerimi tam olarak karşılayamadı. Burada önemli bir deneyim eleştirisi yapmam gerek: Oyunu arka sıralardan izledim ve ciddi bir duyma sorunu yaşadım. Salondaki bazı seyircilerin güldüğü replikleri arkada duyamamak ve o ortak reaksiyondan kopmak beni oyundan uzaklaştırdı. Bu durum, salon akustiğinden mi yoksa ses tasarımından mı kaynaklı bilemem ama seyirciyle oyun arasına görünmez bir duvar ördüğü kesin. İyi oyunculuklara rağmen; hem teknik kopukluklar hem de düşük tempo sebebiyle benim için ortalama kalan bir iş oldu.
Dün akşam rotam Müze Gazhane, oyunum ise Şehir Tiyatroları’nın çok konuşulan, yüksek puanlı işi Gidion’un Düğümü idi. Yorumların ve puanların yarattığı o yüksek beklentiyle koltuğuma oturdum; ancak dürüst olmalıyım ki, beklentim tam olarak karşılanmadı. Müze Gazhane Meydan Sahne’yi ilk kez deneyimledim. Burası, seyircilerin ortadaki sahneye ve birbirlerine baktığı, oyuncuyla neredeyse burun buruna geldiğiniz “yuvarlak/arena” formunda küçük bir sahne. Dekor, oyunun geçtiği o gergin veli toplantısı için bir sınıf ortamı olarak tasarlanmış. Ancak salonun küçüklüğü ve ışıkların oyun boyunca seyircinin de üzerinde olması, o alıştığımız “karanlıkta izleme” konforunu elimden aldı ve beni yer yer rahatsız hissettirdi. (Belki de amaçlanan bu rahatsızlıktı, kim bilir?) Oyunculuklar gayet başarılı, konu oldukça ağırdı. Ancak senaryo akışı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. 1.5 saatlik arasız performansın büyük bölümünde tempo sorunu hissettim; hikaye asıl vurucu noktasına ulaşana kadar (son 15 dakika) maalesef saatime baktığım anlar oldu. Bazı sahnelerde ışık kullanımı etkili olsa da, böylesine psikolojik gerilimi yüksek bir metinde, duyguyu yukarı taşıyacak daha güçlü bir müzik ve ses tasarımı aradı gözlerim ve kulaklarım. Oyunculukların sırtladığı ama metin temposunun ve sahne tercihinin beni biraz yorduğu, “ortalama üstü” ama benim için “zirve” olmayan bir deneyimdi.
Sürüklenmiş / Satsuma Sahne