Oldukça başarılı bulduğum bu oyun bir deney ülkesi olan Abebıkı’da doğan ikiz kız kardeşlerin hayatından kesitlerle bir hikaye anlatırken insanın bireyselleşmesini, bu bireyselleşmenin getirdiği duygusuzluğu ve ahlaki değerleri oldukça iyi ele alıyor. Özellikle karakter geçişleriyle oyuncular başarılarını gözler önüne seriyor. İzlenmesini öneririm.
Son derece seviyesiz ve kapasitesiz bulduğum oyun, birçok bakımdan ciddi sorunlar içeriyordu, ayrıca dekoru da profesyonel bir sahnede oynamak için son derece yetersizdi. Yüzeysel bir güldürüydü ve ne yazık ki çok seviyesiz yerlerde alkış topladı. Gerek aile kavramına, gerek kadına bakış ve öfkeyi haklı bulma konularında ciddi bir erkek egemenliği övgüsü idi. Oyundaki erkek karakterin kargocuya bağırarak hitap etmesi ve bunu “ benim hakkım” çerçevesinde yapması gibi, tiyatroda başka yolların mümkün olduğu gösterilmeliyken akla ilk gelenin oynandığı bir seyir sunuldu diye düşünüyorum. Tiyatro, olanı olduğu gibi aktarınca ne bir eleştiri sunmuş oluyor ne de bir ders veriyor. Bu yanılgıya çok düşülse de oyun ne yazık ki yalnızca yüzeysel bir adamın taklidinden ibaret. Bunu kapasitesizlik olarak görüyorum. Oyundaki erkek karakter olan Vehbi, karısından boşandıktan sonra evine hediye gelen robotun çiçek isteyip istemeyeceğini sorması üzerine robotun da “kadınlar gibi trip atacağını” düşünüp panikleyerek robotu kapatıyor ve kadınlar maço erkekleri daha çok sever söylemiyle tekrar açarak kıyafetine karışırım, istediğim zaman dışarı çıkar girerim ha! söylemlerine başlıyor ve bu seviyesizlikle alkış topluyor. Robot kadın da evet koçum, tabii yiğidim sözleriyle pohpohluyor. Kadın erkek ilişkilerinin baş sorunlarından biri olan bu durum nasıl oluyor da düpedüz bir tiyatronun kendisi haline getiriliyor aklım almadı. Bunlar yetmezmiş gibi ne yeri ne de sahnesi olan AKM gibi profesyonel bir sahnede Vehbi’nin robotu fenerli ilan etmesi üzerine beş dakika Fenerbahçe diyerek zıplıyorlar. Ayrıca tiyatrocu olmak var olan aksanınızla orada olmak değildir, oyunculuk eğitiminde verilen konuşma eğitiminin bir anlamı vardır. Oyun, anlatısına katkı olarak şive gerektirmedikçe şiveli konuşulmayacağı gibi daha yazılabilecek çok yüzeysellik örneği var. Tiyatro, bir evin salonunda arkadaşlara yapılacak bir taklitten ötede olmalıdır. Belli ki hem bunu sahneye koyanların hem de bu yüzeyselliğe alkış tutanların alması gereken çok yol var.
Kırıldığımız Yerde Bi' Boşluk / Tiyatro Cora