İki genç oyuncunun sahnede muhteşem bir performans sergilediği çok başarılı bir oyun. Genç tiyatrocularda tutkuyla sergilenen oyunculuğu gördükçe daha da keyif alıyorum. Mutlaka izlenmesini öneririm
Merhaba-Hoşçakal
" Sessizlik beklemektir..."
Athol Fugard'ın yazdığı, Ayşim Tanlı'nın dilimize kazandırdığı, Tolga Yeter'in yönettiği " Merhaba- Hoşçakal/Hello- Goodby "(1965) adlı oyunun sahne ve kostüm tasarımını Yelda Serbes, ışık tasarımını Mahmut Özdemir, afiş tasarımını Nihan Şenol üstlenmiş."Hester" ve "Johnny" karakterlerini TaranTokel ve Yargın Yeter yaşar kılmış.Oyunun reji asistanlığını ise Çağan Efe Büyükaydın gerçekleştirmiş.
Umutsuzluk, karamsarlık...nefret edilen bir geçmiş.Bitmeyen, tükenmeyen ödeşmeler, açık kalmış hesaplar, yakın ve uzak bir mazinin hayaletleri, konuşulmamış sırlar, yoğun suçluluk duyguları arasındaydı Hester ve Johnny.Kim kazanacak, kim kaybedecekti ? En çok hasar gören kimdi ? Kimse kimseyi tanımıyor, sevmiyordu aslında.Elden düşme hayatlar düşmüştü paylarına...
" Biz başkalarının hatalarıyız..."
Hester yıllar sonra babasına ödenen tazminat tutarından payını almak için evine döner.Sadece birkaç saat kalacak, " Merhaba", "Hoşçakal" diyecek ve hemen dönecektir.Ama...
" Merhaba-Hoşçakal " ı on altı yıl kadar önce ilk kez, Taner Barlas rejisiyle Ayşen Sezerel ve Tolga Yeter'den izlemiş, çok etkilenmiştim.
Yarkın Yeter küçücük bir çocukken rol aldığı " Medeniyet Tiyatrosu", " Hamlet ", " Küçük Prens "in ardından
" Merhaba-Hoşçakal " ile yine önemli bir başarıya imza atmış.Sahnede son derece sahici, inandırıcı.
" Paraya Hayır " ile tanıdığım Tara Tokel'in canlandırdığı " Hester " karakteri ile belleklerde uzun süre yer edeceğinden, eminim.
Tolga Yeter'in son derece başarılı rejisi, iki genç oyuncunun sahne üzerindeki uyumu, sergiledikleri performans " Merhaba-Hoşçakal " ı sezonun en iyilerinden biri kılmış.Mutlaka izlemenizi öneriririm.
Künye :
Yazan: Athol Fugard
Çeviren: Ayşim Tanlı
Yöneten: Tolga Yeter
Oyuncular : Tara Tokel, Yarkın Yeter
Sahne ve Kostüm Tasarım: Yelda Serbes
Işık Tasarım: Mahmut Özdemir
Reji Asistanı: Çağan Efe Büyükaydın
Afiş-Fotoğraflar: Nihan Şenol
Ses Tasarım: Global Dubbing
Video Tasarım: The Smart Interactive
Yine yeni bir ekip ve bir ilk oyunla geldim. Adviye'nin enteresan bir konusu var. Aynı ismi taşıyan, hatta aynı evi, aynı kocayı, aynı hatırları paylaştıklarını iddia eden iki kadın hiç beklemedikleri bir anda, kendilerinin olduğunu iddia ettikleri evlerinde karşılaşırlar. Tabi ki bu durum mantıklı değildir ama yazar sahnedeki kadınların üzerine bir tutam büyülü gerçeklik tozu serpiştirmiştir ve bundan böyle her şey mümkündür.
Birbirinin aynası gibi görünen bu kadınların hayatları geçmişte yapmış oldukları bir takım tercihler sonucunda bir noktada ayrışmış ve onları farklı hayatlara götürmüştür. Bir tanesi iki çocuklu bir ev kadınına dönüştüren hayat, diğerini aynı adamla evli, ama çocuksuz bir avukat yapmıştır.
Milan Kundera'nın dediği gibi hepimiz hayatlarımızın provasını, eskizini yaşıyoruz. (mealen alıntıdır - Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği) Hiç birimizin dönüp de gerçek oyunu sahneye koyma, resmi son haline getirme şansı yok. Hayatımıza dair yaptığımız her seçim, sonsuz sayıdaki diğer ihtimallerden vazgeçmek anlamına geliyor.
İşte bu iki kadın da, o özel karşılaşma anında geçmişlerine dönüp hayatlarının nerede kırıldığını bulmaya çalışırlar. Bunu yaparken de sahip oldukları hayatların artısı ve eksisiyle bilançosunu çıkarıp, kendileriyle yüzleşirler. Her biri diğerinin vaz geçtiği ya da ıskaladığı versiyonlarından birisidir aslında.
H. Can Utku'nun yazdığı metni çok sevdim. İnsana üzerinde düşüneceği pek çok konu veriyor. Oyundan sonra geçmiş yılların üstünden şöyle bir geçmemek pek mümkün değil. Bana biraz da Uçurtmanın Kuyruğu oyununu anımsattı Adviye.
Oyun Merve Demirel tarafından başarılı bir rejiyle sahneye taşınmış. Avukat Adviye'yi Merve Selsaban, ev kadını Adviye'yi ise Güneş Arabul oynuyor. Her ikisi de başarılı oyunculuklar sergilediler ama ben ev kadını Adviye'yi daha çok sevdim sanki.
Oyunun ışık tasarımı Ekrem Kelebek, afiş tasarımı Sena Büyükyılmaz tarafından yapılmış. Müzik Atilla Gündoğdu'ya ait.
Yine sıfır beklentiyle gittiğim bir oyundan iyi bir oyun seyretmenin mutluluğuyla ayrıldım.
Merhaba Hoşçakal / Tiyatro Karnaval