-
Yapımcılığını Don Kişot Tiyatro'nun üstlendiği, Özen Yula'nın yazıp, yönettiği " Oradan Bakınca Mutluyuz " adlı oyunda Fırat Tanış ve Tülay Günal iki karakteri virtuoso performance düzeyinde yaşar kılıyor, sahnede harikalar yaratıyor, oynamadan oynuyorlar.Yine müthişler !
Magazin ve televizyon dünyasının ünlü isimlerinden Didem Özsoy ve Ayaz Yurdönü, Didem Özsoy'un sunduğu " Sohbetten Hayatlar " programında izleyici karşısına geçerler.
Kameralar çalıştığı an müthiş bir ödeşme başlar stüdyoda.Kılıçlar çekilmiş, kıran kırana bir düello başlamıştır artık.
Kurgu hayatlarda herkes yek diğeri için yem ve ökse, çarmıh ve çivi, yara ve bıçaktır. Tıpkı Didem ve Ayaz gibi...
" Oradan Bakınca Mutluyuz " teksti, dinamik rejisi, oyunculukları, dekor, kostüm, ışık tasarımları ile özenli, nitelikli, ustalık örneği son derece başarılı, sınırlı değerlendirmeleri aşan, bir değil bir kaç kez izlenmeyi hak eden, her detayı ile 'iyi' bir oyun.Çünkü ekip olarak mükemmeli koymuşlar ortaya.
Evet," Oradan Bakınca Mutluyuz " hepimizi büyülüyor. Gerçek bir büyü... bence sezonun yıldız oyunlarından biri.Evet, " Oradan Bakınca Mutluyuz " perde kapandıktan sonra da belleğimizde yaşamaya devam eden oyunlardan.Evet, tekstin dili her sözcüğüyle yaşıyor...
-
Yol ne kadar uzunsa yalnızlık da o kadar ağırdır..." Matei Visniec'in yazdığı " Penceredeki Atlar / The Horses At The Window "(1992) adlı oyunu Savaş Alp Başar yönetiyor. Savaş ve yıkım...savaş ve matem.Hızla, birdenbire siliniveren anılar, az önce hatırlanan ve hemen sonrasında yok olan isimler, giderek örümcek ağına takılmış bir böceğe
dönüşen, yitimin içinden geçen, nice hayatlar. " Postallar ağırdır insanı yere çeker..." Akıcı, kıvrak, kalbe dokunan, sert, bir o kadar da çarpıcı bir tekst.. oyunu izlerken, nasıl oldu bilmiyorum, aniden şimdiki zamandan yani 2026'dan sıyrılıp, kendimi çok eski, çok uzak senelerde ( 1939, 1915 ) buluverdim.Kurguyla, gerçeğin arasına sıkıştım, anlayacağınız. Hayalin içindeki gerçeğe tutunmaya çalıştım.Alevsiz, içten içe yanan çöpleri ayımsadım örneğin.Atların kindar ve öfkeli olduklarını öğrendim. Bir eş, bir baba, bir oğul farklı zamanlarda savaşa gider.Ve geriye her defasında bir kadın kalır. Evlat, eş, anne konumundaki kadınlar... yazgıları ortaktır. Şiddet, kabagüç, kısır, hazin çekişmeler, sağırduyarlıklar, yarım bırakılmışlık, iç kırıklıkları... Elemle yaşıt, elemle hemhal olmuş yalnızlıklar, zifirden kara , zehirden acı insan öyküleri... ve bir haberci.Bütün ölüleri belleğinde saklayan bir haberci.Elinde çiçek buketi olan...
-
PENCEREDEKİ ATLAR'ı tek kelimeyle yorumlamak mümkün : Olağanüstü.
Evet, sözü, özü olan teksti, son derece başarılı rejisi, oyunculukları, kostüm, sahne, ışık tasarımlarıyla her türlü övgüyü fazlasıyla hak eden, gerçek tiyatro izlemenin tadını, keyfini duyumsatan olağanüstü bir eser.
-
Tamamen Siyah Beyaz....
" Inishmore'lu Yüzbaşı " (The Lieutenant of Inishmore), " Leenane'in Güzellik Kraliçesi " (The Beauty Queen of Leenane ) ile tanıdığım Martin McDonagh 'un yazdığı şiddet, gerilim içeren, paramiliter yapıyı eleştiren bir kara komedi.
İzleyici siyah ve beyaz bir dünyada buluyor kendini bir anda.Her şey siyah ve beyaz aslında.Ara renklere yer yok.
Oyun şöyle başlıyor : " Renklerilizi kim aldı? "
Padraic, Davey, Donny, Mairead, ve diğerleri...decrescendo geçişler, oyunu izlerken Özen Yula'nın sesini duyar gibi oldum :
" En uzun gecedir insan..."
Davey, Donny'nin kedisi Sir Thomas'ı yol kenarında ölü bulur ve cesedi ona getirir. Ancak Donny, kediyi sadece İrlanda Ulusal Kurtuluş Ordusu (INLA) için öldürme ve işkence yapan oğlu "Deli" Padraic için bakmaktaydı.
Wee Thomas, Padraic'in en iyi arkadaşıydı ve Padraic, gem azı dinlemez şiddet tutkusuyla tanınan biridir.öfkesi ve sapkın şiddet zevkiyle tanınıyordu.
Suçlamaların hedefinde olan kişi rağmen Davey'di.
Yüze vurucu tiyatro türünün örneklerinden biri olan " İnishmore'lu Yüzbaşı " Volkan Ateş Gündüz ( Şimdi nasıl, unuturum " Bir Yaz Dönümü Gecesi" ni ?) başarıyla ve etkileyici bir dille sahneye taşımış.Başta Burak Demir, Aziz Çoban olmak üzere tüm oyuncular klişeleri sığınmayan, rüzgarı güçlü yorumlara imza atarken tuzaklı karakterlerin, olayın, yazarın ruhunu doğru okumuş, izleyiciyi tekinsiz yollara, derin girdaplara çekmeyi başarmışlar.
Siyah beyaz bir oyun olmasına rağmen, rejisi, oyunculukları, müzik, dekor, kostüm tasarımlarıyla bünyesinde pek çok rengi barındırıyor.Patlan silahlardan çıkan düşük hacimli ses de bir başka yenilik aslında.
İzlenmesi gereken bir oyun.
---
Künye :
Yazar: Martin McDonagh
Çevirmen: Mehmet Ergen
Yönetmen: Volkan Ateş Gündüz
Oyuncular: Burak Demir, Aziz Çoban, Volkan Ateş Gündüz, Yeşim Çelebi, Metin Kurt, Cihan Bektaş, Çağla Açar
Yaratıcı Ekip
Yönetmen Yardımcısı: Çağla Açar
Dekor Tasarımı: Selim Cinisli
Kostüm Tasarımı: Zeynep Rojin İlhan
Işık Tasarımı: Ahmet Ubuz
Makyaj Tasarımı: Sema Tuğsal
Müzik: Volkan Ateş Gündüz
Aksiyon Koreografisi: Uğur Yıldıran
Afiş Tasarımı: Galip Aksular
Yapım Ekibi
Asistan: Adem İlker Durguner
Yapım Koordinatörleri: Nazlı Alev Özgenç, Togan Genç
PR ve Basın-İletişim Danışmanı: Panda Drama, Baht Yapım, VAG Yapım, Besa Yapım
Yapım: Panda Drama, Baht Yapım, VAG Yapım, Besa Yapım
-
Sirius Entertainment ve DÖNÜŞÜM
Franz Kafka'nın yazdığı, Atakan Yılmaz'ın uyarlayıp, yönettiği " Dönüşüm " de Onur Gözeten 'Gregor Samsa' karakterini başarıyla yaşar kılıyor. Nur Koyuncu'nun kostüm, Berk Atasoy'un ses ve müzik, Gülnara Golovina'nın hareket, Lev Lebovicky'in dekor, Galip Aksular'ın afiş tasarımı, Babür Çetintaş'ın dekor realizasyonu, hiç kuşkusuz, esere çok şey katmakta.
Mehmet Eker'in yapımcılığını, Hande Akman'nın yönetmen yardımcılığını üstlendiği " Dönüşüm " dramatik yapının çekiciliği, psikolojik çözümlemeleri, reji ve oyuncu performansıyla ( Onur Gözeten sahnede tek başına öyle kalabalık ki ) hayli etkileyici, gözdolduran, özenli, izleyiciyi çok katmanlı bir yolculuğa çıkaran bir çalışma.
Huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatakta dev bir böceğe dönüşmüş halde bulmuytu Gregor Samsa. Çaresiz, amansız bir dert gelmişti başına.Ve Franz Kafka kendi içindeki karanlığı, kokuyu aşmak için yazıyor, yazıyordu. Felice Bauer'e olan duygularını fısıldıyordu. Tam o esnada evde bir keman sesi yükseldi.
" Dönüşüm" izlenmeyi hak eden bir oyun.
Oradan Bakınca Mutluyuz / Don Kişot Tiyatro