-
Güdül İlçesi'nde yaşayan Payidar Muhtar, seçim vaadlerini sıralamakta, Payidarizm'in tohumlarını savurmaktadır.Yarını öbür gün düşünenlerdendir zaten.
Dahası çılgın projeleri vardır.Uçsuz bucaksız hayalleri, geçmişte kalmış hayat kırıklıkları...cin olmadan adam çarpmaya hazırdır aslında.Hem kurnaz, hem saftır.
Yeter ki güce kavuşsun.Yetke sahibi olsun, üst, en üst makamlara erişsin.
Bu sezon " Eşik ", " Gözbağcı " ile tanıdığım Sertaç Sayın yine aramızda yaşayan, tanıdık, bildik insan öykülerinden birini ustalıkla yazıp, yönetmiş.Espri ve mizah dozu çok iyi ayarlanmış " Bozkır ", hiç kuşkusuz içerik, sahneye konuş, nitelik ve doğal, yetkin oyunculuk açısından üst düzey bir başarıya erişmiş.Hemen belirtmeliyim ki, dekor, ışık ve müzik rejiyle kusursuz biçimde örtüşmüş.
Doğukan Polat tonlamaları, dansı, türküleri, beden diliyle Payidar Muhtar'ın duygu dünyasını tüm boyutlarıyla yansıtırken, kolay unutulmayacak, övgüye değer bir yoruma imza atmış.Dahası yaşar kıldığı kimliğin bütünselliğini, tutarlılığını, enerjisini özenle korurken, karaktere fevkalade bir incelikle yaklaşmış ve çözümlediği, duygulanımların izleyici tarafından eksiksiz biçimde anlaşılmasına imkan tanımış.
" Bozkır " sadece 2025-2026'nın değil, 2026-2027 sezonunun da " izlenmese olmaz " piyeslerinden biri.
-
Sertaç Sayın, " Gözbağcı", " Eşik" in ardından " Bozkır" ile de yepyeni bir zirveye erişmiş...yine sözünü başarıyla söylemiş ve adeta bir üçlemeye imza atmış.
-
Teksti, rejisi, oyunculuk performansıyla sadece iyi, başarılı değil, çok çok iyi ve çok çok çok başarılı, özü, sözü olan bir eser...dünyanın bir sahne olduğunu hatırlatan bir eser.
Doğukan Polat "Payidar Muhtar" yorumunda son derece inandırıcı, samimi ve sahici...oynamıyor, yaşıyor.
" Bozkır " birden çok kez izlenmeyi hak eden gerçek bir tiyatro hadisesi...
-
Bu anı ölümsüzleştirmemiz gerek, tamam mı ? "
Hani, bazen " Keşke başka birşey isteseydim," deriz ya." Eve Dönüşler / Annenin Çocuğunun Babası " nı ( Habitus Yay., 2021) okurken, bu piyesler mutlaka sahneye taşınmalı, diye düşünmüştüm.
2022 yılında, " Eve Dönüşler "i Kemal Aydoğan rejisiyle, Nalan Kuruçim, Caner Cindoruk, Alper Şimşek'in yer aldığı bir kadrodan izlemiş ve çok beğenmiştim.Bu kez bambaşka bir yorumla Fırat Aygün'ün yönettiği; Nazan Yerli, Fatih Pazvantoğlu, Baran Can Eraslan'ın başlıca rolleri paylaştığı " Eve Dönüşler "i gerçek bir kara komedinin tadına, nasıl desem, sonuna kadar varararak yeniden, hayranlıkla izledim.
Nefes kesen, nefee veren bir reji, her gesture, her mimik, her tonlamanın özenle hazırlandığı, gerçeği soyutlayan, soyutu katı gerçeğe dönüştüren, çoğu kez crescendo noktasına erişen üç başarılı yorum vardı sahnede.Gerçeküstü ile gerçeğin kesiştiği noktada ortaya çıkan grotesk figürler de cabası.
" Macbeth'in Cadıları / Bir De Bizden Dinleyin " adlı oyunda ilk kez izleme fırsatını bulduğum Nazan Yerli, " Eve Dönüşler " de yaşar kıldığı mutsuz, öfkeli, bıkkın, çaresiz, matemli, umutlu, umutsuz, özverili, ihtiraslı anne yorumuyla bir kez daha hak ettiği alkışı fazlasıyla alıyor ve canlandırdığı karakteri bilinçli bir biçim ve biçem içinde ortaya koyuyor.
Anne baba kaybettiklerini sandıkları oğulları Gustav'ın yasını tutarken, onun aniden eve dönüşüyle eski günlerine geri dönerler.Herşey yolunda gibidir aslında...ama Gustav bir kez daha ölüp ortadan kaybolup, tekrar eve döner.Sonra bir defa daha...fakat her geri dönüşte birşeyler değişmektedir ister istemez.Anne baba çocuk üçgeni dağılmıştır çoktan.İletişim kopmuştur. Trajedi, o ağır duygu fırtınaları yerini komediye bırakmıştır artık.
" Eve Dönüşler " i izleyin, ama mutlaka izleyin.
-
4 Mart 2026 tarihinde Kült Sahne'de izledim. Grotesk, absürt bir dünyada ebeveyn olma, sorumluluk, umut gibi konuları sorgularken buldum kendimi ve pek sevdim. Dekorun sadeliği ve kağıtların "her şey" olması, metnin bize alan bırakması, oyunculukların leziz hali çok çok güzeldi. Oyundan sonra da 70 dakika söyleşi yaptık ve çok keyifliydi. Bir daha Ankara'ya gelirlerse kaçırmayın derim, sevgiler.
Bozkır / StandArts Yapım