-
Bizimle Çalışmaya Hazır Mısınız ? Onur Tamer'in yazıp, yönettiği, dramaturgluğunu Özlem Saygun'un üstlendiği " LTD.ŞTİ." son derece etkileyici, sert, düşündüren, özü, iletisi olan, başarıyla kotarılmış bir oyun.Dehşetengiz bir yansıma. Makine, Tekstil, Gıda, Sağlık, Otomotiv, Mobilya, Dayanıklı Tüketim Malları İthalat ve İhracat LTD.ŞTİ.'nde Şef Ali ( Alper Buğutekin ), Batuhan ( Utku Palta ), Nuray
( Ayşe Keseroğlu ) bir dizi ego savaşıyla, mobbing, aklın, sağduyun önüne geçen uçsuz bucaksız hırslar, çekişmelerle, dalkavuklukla, laf taşımakla var olduklarını sandıkları rekabet dolu bir ortamda yedeklerinde korku, kaygıyla çalışmaktadırlar.Hepsi mutsuzdur, samimiyetsizdir, kuyu kazıcıdır aslında...her biri diğeri için yem ve öksedir.Ufunetli yara ve paslı bıçaktır. Yaşamak adına çalışmak yerine salt çalışmak adına yaşamayı seçmişlerdir bir kez.Yükselmek, terfi etmek, daha çok kazanmak...tek amaçlarıdır. Günlerden bir gün Stajyer Ozan ( Onur Tamer ) katılır aralarına... Ozan kim midir ? Ali'nin düşleri yerle bir olmuştu.Yıkılmıştı, evet.İstediği pozisyona atanamayacağını anlamıştı.Gücünü yitirenlerin üstünde tepinilirdi zaten; ona da olacak olan buydu. " LTD.ŞTİ." yi izlerken çalışma hayatım geçti gözümün önünden.Ali, Batuhan, Nuray, Ozan'ı o kadar iyi tanıyordum ki...hatta aralarından biriyle özdeşleşecek kadar.O aslında benim, diyecek kadar. " Tiyatro ayna tutar " gerçeğini yaşadım yeniden.Kendimle yüzleştim, kimbilir kaçıncı kez... " LD.ŞTİ " özeni, niteliği, söylediği söz ve söyleme biçemiyle, bir diğer ifadeyle, teksti, rejisi, derinlikli, dengeli, tempolu oyunculukları, sahne düzeniyle farklı bir boyutun habercisi, üzerinde uzun süre tartışacak değerde, eşine nadir rastlanabilecek, olabildiğince yetkin bir tiyatro gösterisi.
-
Güne Bakan Cam Kırıkları
Memet Baydur'un yazdığı Almila Uluer ve Kerem Atabeyoğlu'nun, kelimenin tam anlamıyla ' gerçek bir duyarlıkla' yönetip, yaşar kıldıkları " Güne Bakan Cam Kırıkları " adlı oyunun yapımcılığını Mecburi İstikamet üstlenmiş.
Yarım kalmışlığın iç kırıklıklarını yaşayan iki kişi bir parkta karşılaşmıştı.Gitgide uzaklaşmış anılar, yetinmezlikler, yılgınlıklar, unutulan, hatırlanmak istenmeyen herşeyin istilası altındaydılar aslında.Yalnız, hep yapayalnız.Dahası gecenin derin, matemli, ıslak karanlığı vardı gözbebeklerinde...ve hayal, hayat kırıklıkları.
Almila Uluer ve Kerem Atabeyoğlu adeta bir virtüözite sergiledikleri kimi sahnelerde duyguları, replikleri bir nakış işçiliğiyle ele almışlar, rüzgara söylenmiş, diyeti acılarla ödenmiş nice yalnızlıklara, hüzünlere ruh ve beden olmuşlar.Dahası klavsen bir konçertonun içe işleyen kadansını var kılmışlar.Virgülle geçiştirilmiş cümlelerimizi bizim yerimize, büyük bir ustalıkla tamamlamışlar.
Toplum ve içinde yaşadıkları çağla hesaplaşan Kadın ile Erkek günlerin hayhuyu arasında bir ıssızlıktan ötekine savrulurken aslında umudu, mazide kaybettiklerini birbirlerinde arıyorlardı.
" Ne zaman uzaklarda bir yerde bir lokantaya girseniz yan masaya ya Pavarotti oturuyor ya da Pablo Picasso. Aşağısı kurtarmıyor. Karnınız acıkmaya görsün, hoop gelsin Albert Einstein.''
"Güne Bakan Cam Kırıkları" gerçek tiyatro doyumunu sonuna kadar yaşatan bir oyun...iyi bir oyun yazarı, yönetmen, oyuncu, izleyici olmak isteyen herkesin, bu eseri mutlaka (üstelik defalarca ) izlemesi gerekir, diyerek yazımı noktalamak istiyorum.Memet Baydur'a yaraşır böylesi bir çalışma için emeği geçen herkesi kutluyorum.
-
-
Adem Yılmaz'ın yazdığı ve Zeynep Sevi Yılmaz'ın yönettiği " Beyoğlu'nda Gizli Kanto," hiç kuşkusuz, geleneksel motiflerden yola çıkılarak hazırlanmış, biçemi, estetiği, yarattığı atmosfer, sahne üstü trafiği, akıcı sürekliliğiyle, yalınkatlıktan uzak, son derece başarılı, sürprizli bir müzikli oyun...salona girdiğiniz andan itibaren Nurhan Damcıoğlu'nun yorumladığı " Ben Kalender Meşrebim ", " Fındıkkurdu " gibi kantolarla yaşadığımız günlük hayhuyun giderek seyreldiğini hissediyorsunuz.
" Yangın var, yangın var ben yanıyorum,
Yetişin a dostlar tutuşuyorum..."
Yalın, yoğun, neşeli, iyi kurulmuş sahneler, Sezgin Uzunbekiroğlu, Adem Yılmaz, Barış Aytaç, Ece Kazımoğlu, Ezgi Oltes, Onur Erol, Sertan Özdemir'in kimlikten kimliğe girerek sergiledikleri başarılı oyunculuklar...
" Aldatırım ben aldanmam
Küçük beyler mantara basmam."
Adem Yılmaz'ı yıllar önce " Damdaki Kemancı "da Motel yorumuyla izlemiştim." Beyoğlu'nda Gizli Kanto " ya yazar kimliğinin yanı sıra, üstün sahne sempatisi ve yaşar kıldığı Kumaş Tüccarı Beybaba / Dadı karakterleriyle çok şey katmış, dahası onların her tepkisini sanki yaşıyormuşcasına yansıtmış.
Sezgin Uzunbekiroğlu "Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını "nın ardından bu defa Müjgan/Marion olarak etkili bir oyunculuk performansına imza atmış.
"Katin'anın elinde makası
Biçemez ah biçemez
Katina'nın elinde makası
Biçemez ah biçemez
Biçmesini bilmez yavrum gülüm Katina'm
Getir biçeyim, getir biçeyim..."
Daha fazlasını keşfedin
Görsel Sanatlar ve Tasarım
Oyunculuk ve Tiyatro
1900'lerin hemen başında Beyoğlu...az ötede Francais Theatre.Renkli ışıklar, mondain hanımlar ve beyler.
Babasının konağında gündüz dikiş diken, dadısı ile zaman geçiren Müjgan geceleri Marion takma adıyla sahne almakta ve kanto söylemekte, dans etmektedir.Peruz, Virgin, Şamran, Atanasya gibi kantocudur o da.Müslüman Türk kadınının sahneye çıkmasının kesinkes yasak olduğu yıllardır.Bu nedenle Marion mahlasını seçmiştir zaten.Günlerden bir gün Elias ile tanışır...ve temaşa böyle devam eder.
"Ben kalender meşrebim güzel çirkin aramam,
Gönlüme bir eğlence isterim olsun..."
" Beyoğlu'nda Gizli Kanto " keyifle, güzel duygularla izleniyor: bittikten sonra belleklerde tekrar seyretme isteği uyandıran kalıcı bir tat bırakıyor.Özetle, " Beyoğlu'nda Gizli Tango " kaçırılmaması gereken, rejisi, oyunculukları, sahne, giysi tasarımı, ışık, müzik, koreogrisi başta olmak üzere her detayı ile üst düzeyde başarılı bir yapım.
-
Adem Yılmaz'ın yazdığı ve Zeynep Sevi Yılmaz'ın yönettiği " Beyoğlu'nda Gizli Kanto," hiç kuşkusuz, geleneksel motiflerden yola çıkılarak hazırlanmış, biçemi, estetiği, yarattığı atmosfer, sahne üstü trafiği, akıcı sürekliliğiyle, yalınkatlıktan uzak, son derece başarılı, sürprizli bir müzikli oyun...salona girdiğiniz andan itibaren Nurhan Damcıoğlu'nun yorumladığı " Ben Kalender Meşrebim ", " Fındıkkurdu " gibi kantolarla yaşadığımız günlük hayhuyun giderek seyreldiğini hissediyorsunuz.
" Yangın var, yangın var ben yanıyorum,
Yetişin a dostlar tutuşuyorum..."
Yalın, yoğun, neşeli, iyi kurulmuş sahneler, Sezgin Uzunbekiroğlu, Adem Yılmaz, Barış Aytaç, Ece Kazımoğlu, Ezgi Oltes, Onur Erol, Sertan Özdemir'in kimlikten kimliğe girerek sergiledikleri başarılı oyunculuklar...
" Aldatırım ben aldanmam
Küçük beyler mantara basmam."
Adem Yılmaz'ı yıllar önce " Damdaki Kemancı "da Motel yorumuyla izlemiştim." Beyoğlu'nda Gizli Kanto " ya yazar kimliğinin yanı sıra, üstün sahne sempatisi ve yaşar kıldığı Kumaş Tüccarı Beybaba / Dadı karakterleriyle çok şey katmış, dahası onların her tepkisini sanki yaşıyormuşcasına yansıtmış.
Sezgin Uzunbekiroğlu "Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını "nın ardından bu defa Müjgan/Marion olarak etkili bir oyunculuk performansına imza atmış.
"Katin'anın elinde makası
Biçemez ah biçemez
Katina'nın elinde makası
Biçemez ah biçemez
Biçmesini bilmez yavrum gülüm Katina'm
Getir biçeyim, getir biçeyim..."
Daha fazlasını keşfedin
Görsel Sanatlar ve Tasarım
Oyunculuk ve Tiyatro
1900'lerin hemen başında Beyoğlu...az ötede Francais Theatre.Renkli ışıklar, mondain hanımlar ve beyler.
Babasının konağında gündüz dikiş diken, dadısı ile zaman geçiren Müjgan geceleri Marion takma adıyla sahne almakta ve kanto söylemekte, dans etmektedir.Peruz, Virgin, Şamran, Atanasya gibi kantocudur o da.Müslüman Türk kadınının sahneye çıkmasının kesinkes yasak olduğu yıllardır.Bu nedenle Marion mahlasını seçmiştir zaten.Günlerden bir gün Elias ile tanışır...ve temaşa böyle devam eder.
"Ben kalender meşrebim güzel çirkin aramam,
Gönlüme bir eğlence isterim olsun..."
" Beyoğlu'nda Gizli Kanto " keyifle, güzel duygularla izleniyor: bittikten sonra belleklerde tekrar seyretme isteği uyandıran kalıcı bir tat bırakıyor.Özetle, " Beyoğlu'nda Gizli Tango " kaçırılmaması gereken, rejisi, oyunculukları, sahne, giysi tasarımı, ışık, müzik, koreogrisi başta olmak üzere her detayı ile üst düzeyde başarılı bir yapım.
LTD.ŞTİ. / Tiyatro Oyun Kutusu