Dramaturji ve oyunculuk çok başarılı. 95 dakika tek perdeyi çok keyifle izliyorsunuz, sıkılmak için fırsatınız bile olmuyor. Şehir tiyatrolarında izlediğim en iyi oyunlardan biri oldu, nasıl izlememişim bunca zaman. Tek tavsiyem oyuna gitmeden önce oyunda anlatılan kişiler hakkında biraz bilgi edinin, çok daha fazla keyif alacaksınız.
Uzun zamandır buradaki puanı nedeniyle de izlemek istediğim bir oyundu. Dün akşam Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde izledim. Bu sahnede izlemenizi önermiyorum pek. Koltuklar çok rahatsız ve koltuk araları çok dar.
Oyuna gelirsek, oyun metnini çok başarılı bulmadım. Ayten’in yaşadıklarının üzüntüsü bir türlü seyirciye ulaşmıyor, kocasıyla yaşadıklarının duygusu bir türlü geçmiyor. Bu duygu geçmeyince de oyunun sonundaki duygu durumundan çok etkilenemiyor insan. Klasik bir hikaye ama hep komedi taraftan yaklaşıyor, olayların trajik halini hissedemiyorsunuz. Yani sürekli bir olmamışlık durumu var.
Oyunculuk için konuşmak gerekirse, oyunun ilk yarım saatinde kendimi sorguladım, yanlış bir tercih yaptığımı düşündüm. Şive gerçekçi gelmiyor, mimikler itici, türküleri söyleyiş tarzı hoş gelmiyordu. Neyse ki yarım saatten sonra biraz yoluna girdi, oyuncu daha rahat oynamaya başladı, o sahte halden kurtuldu.
Seyirciden de bahsetmek istiyorum, ah şu Türk tiyatro seyircisi, oyunun akışını bozuyor resmen, metinde gayet acıklı bir şekilde yer alan cümlelere gülen, oyuncu ne yapsa sürekli gülen, tam duyguya girecekken gülerek sizi duygudan çıkaran bir seyirci kitlesi oluyor her zaman. O kadar sığ izliyor ki oyunu her şeyi komik sanıyor, tam gözlerim dolacak yanımda bir grup kadın sesli sesli gülüyor. Oyunun puanını da bu noktaya bu izleyici getiriyor, yılda 1 kez oyun izlediği için gittiği oyun da ortalama üstü bir oyun çıkınca yüksek puan veriyor.
Genel olarak oyun fena değil, vermek istediği duygu tam olarak yansımıyor, oyunculuk daha gerçekçi olabilir. Sıkılmadan izleniyor ama izlemezsem çok şey kaçırırdım dedirten bir oyun değil.
Yaftalı Tabut / İstanbul Şehir Tiyatroları