Aşağıdaki Pencere’yi izlerken şunu fark ettim:
Bu oyun, yazılmış bir metnin sahnelenmesi değil.
Bu oyun, yazarlık sürecinin kendisinin sahneye çıkması.
Alis Çalışkan, metne yalnızca bir karakteri değil; yazarken yaşanan tıkanmayı, kendinden şüphe etmeyi, yazının yazarı ele geçirdiği o huzursuz eşiği de taşımış. Bu yüzden sahnede çözülen yalnızca bir “ben” değil; yazanın kontrol iddiası.
Bir noktada şu soru kaçınılmaz oluyor:
Ben mi yazıyorum, yoksa yazdığım şey beni mi yazıyor?
Bu kırılgan alan rejide özellikle korunmuş.
İlyas Özçakır, metni toparlamaya çalışmıyor; boşluklara müdahale etmiyor, anlamı sabitlemiyor. Seyirciye güveniyor. Dağılmaya izin veriyor çünkü bazen hakikat tam da orada beliriyor.
Bütün bu zihinsel süreç sahnede bedene dönüşüyor.
Gül Doğa Selvinin oyunculuğu bir “rol”den çok, yazarlık sancısını taşıma hali.
Kontrol ile çözülme arasındaki ince çizgide duruyor; ne dramatize ediyor ne saklıyor.
Beden, metnin devamı oluyor.
Oyunun etkisi tam da buradan geliyor.
Bu bir anlatı değil; ifşa!
Kendini fazla düzenleyen, üretirken bile güvenli kalmaya çalışan herkes için rahatsız edici ama gerekli bir ayna.
Beni bu ekiple tanıştıran Aykut Altın’a teşekkürler.
Oyunu Tiyatroya Gidiyoruz ekibiyle birlikte izlemek, sahnedeki kırılganlığı kolektif bir farkındalığa dönüştürdü; oyunun bıraktığı sorular salondan taşarak bizimle birlikte düşünmeye devam etti.
Oyun bittikten sonra yazarla ve oyuncuyla tanışmak ve samimiyetleri ile temas etmek tum düşüncelerimi netleştirdi;
Sahnede gördüğümüz bir performans değil; tutarlı bir iç dünya.
Metinle beden arasında mesafe yok.
Kimse “mış gibi” yapmıyor.
Bu oyun izleyiciyi sadece eğlendirmiyor ve rahatlatmıyor.
İzleyiciyi uyanık tutuyor.
Ve geriye şu soruları bırakıyor:
Üretirken kendimi nerede sansürlüyorum?
Kontrolü kaybetmeden sahici olmak mümkün mü?
Yazı beni dönüştürüyorsa, buna ne kadar izin verebilirim?
Eğer bu sorular seni huzursuz etmek yerine canlı tutuyorsa,
eğer pencerenin dışına bakmak artık yetmiyorsa
ve içeriye bakmayı göze alıyorsan…
#AşağıdakiPencere tam da o eşiğin oyunu.
@alis_caliskan
@dogaselvi_
@ilyasozcakir
@aykbaba.yeniden
Saloz’un Mavalı / Cihangir Atölye Sahnesi