🎭Filler ve Karıncalar’ı izledik👏👏👏
Ve sahneden yalnızca bir oyun değil; bir toplumsal hafıza, bir vicdan çağrısı geçti.
Yaşar Kemal’in metni bugün hâlâ bu kadar güncelse, bu bize sadece edebiyatın gücünü değil, bazı eşitsizliklerin ne kadar kalıcı olduğunu da anlatıyor maalesef😪
“Filler” yalnızca iktidarı temsil etmiyor.
Bazen sistemi, bazen korkuyu, bazen sessiz çoğunluğu, bazen de insanın kendi içindeki tahakkümü temsil ediyor.
“Karıncalar” ise sadece ezilenler değil; görünmeyen emeği taşıyanlar, sesi kısılanlar, yok sayılanlar, birbirine tutunarak hayatta kalanlar.
Kalabalıklar büyüdükçe insanlar bireyselleşiyor ama acılar kolektifleşiyor.
Tam da bu yüzden sahnedeki her beden, yalnız bir karakter değil; bir sınıfı, bir psikolojiyi, bir tarihsel hafızayı taşıyordu.
Cihangir Atölye Sahnesi’nin genç oyuncuları olağanüstü bir disiplin ve kolektif bilinçle sahnedeydi.
Tek tek “parlamak” yerine birlikte nefes alan bir organizma gibiydiler.
Bugünün “ben merkezli görünürlük çağında” bu bile başlı başına politik bir duruş aslında🙏
2026 Afife Tiyatro Ödülleri’nde En Başarılı Yönetmen ödülünü alan Arzu Gamze Kılınç’ın rejisi çok güçlü👏👏👏
Ama sahneden taşan şey yalnızca estetik değildi; etik bir cesaret🧿
Kendisiyle tanışma fırsatım da oldu.
İnanılmaz mütevazı…
Ve bir o kadar cesur bir yürek💝
Bazı insanlar sesi yükselmeden de güçlü olabilir. Arzu Gamze Kılınç tam olarak öyle bir etki bırakıyor insanda.
Gösterişsiz ama derin.
Sakin ama sarsıcı💯
Muhammet Uzuner’in koreografi ve ışık tasarımı ise oyunun psikolojik damarını görünür hale getirmiş👏👏
Sahne zaman zaman bir fabrika, zaman zaman bir savaş alanı, zaman zaman da insan zihninin karanlık koridorlarına dönüştü.
Salondan çıkarken tek bir duygu ve düşünce kaldı içimde Bir toplumun vicdanı hâlâ tiyatroda nefes alabiliyorsa, umut tamamen kaybolmamış demektir.
"Yeryüzünün Bütün Karıncalar’ı Birleşin"
@arzugamzekilinc
@muhammettuzuner
@cihangiratolyesahnesi
Gayb / Art Erika