"Biz orospu çocuğu gibi görünen iyi birini aramıyoruz. İyi insan gibi görünen bir orospu çocuğu arıyoruz."
Perde kapandığında benimle birlikte salondan çıkan cümle buydu.
Aslında yıllar önce El Método filmini de izlemiştim. Ama itiraf etmeliyim ki bu sahne uyarlaması beni çok daha fazla etkiledi.
Belki canlı performansın gücü, belki de metnin bugün kurumsal hayata çok daha sert çarpması...
Jordi Galceran'ın yazdığı, Serkan Keskin'in yönettiği Metot, görünürde bir işe alım sürecini anlatıyor. Oysa sahnede test edilen CV'ler değil; karakter, etik, hırs, korku ve güç.
Assessment Center uygulamaları yapan biri olarak oyunu yalnızca izlemedim; mesleki refleksle gözlemledim. Bir noktadan sonra adaylardan çok değerlendirme sistemini izlemeye başladım.
Çünkü bazen seçilen kişi en yetkin olan değil, rolünü en iyi oynayan oluyor.
İş hayatının acımasız rekabetini, kurumsal maskeleri ve güç oyunlarını kara mizahla bu kadar zekice anlatan çok az metin izledim.
Oyunculuklar olağanüstüydü.
Ve salondan çıkarken aklımda tek bir soru vardı:
Kurumlar gerçekten insan mı işe alıyor, yoksa iyi oynanmış karakterleri mi?
Metot / Semaver Kumpanya