Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Oyun genel olarak çatışmayı yeteri kadar güçlü yaşatamıyor. Çocukların ayrılmasından tutun da son sahneye kadar. Daha iyi işlenebilecek ve çatışmayı yükseltebilecekken mahvedilen "aşk" konusu da ayrı bir başlık maalesef. Özellikle finali hiç sevmedim, neden sonuç ilişkisi kopmuş, gerilimi yeteri kadar yükseltilememiş bir final izledik. Bunca emeğin karşılığının bu olmaması gerektiğini düşünmüyorum.
22 Şubat akşamı Mecidiyeköy büyük salonda seyrettim oyunu. Willy Russell'in bu eseri İngiltere'de ilk kez 1980'lerde yazılıp oynanmış. Türk sinemasında Talihsiz Yavrum ya da Dert Bende gibi pek çok filmde yetmişli yıllarda işlenmiş bir konu. Özellikle oyunun başlangıcı. Willy Russel bahse girerim bu filmleri seyretmiş. Yeşilçam filmlerini sevenlerin hoşlanacağı türden bir eser. Kalabalık bir orkestra var fakat akılda kalacak tek bir parça yok. ( Nerede o Hair müzikali, Cabaret müzikali, Damdaki Kemancı müzikali dedim içimden ). Seyirci de şarkı sonlarında alkışlamadı. Selamda ise oyuncuların hatırına alkış iyiydi. En önde surat asıp oturan bendim (bileti almak için saat kurup kalktığıma bir kez daha kızdım). Oyun 2 saat 20 dakika sürüyor.
Tek beğendiğim unsur dekor ve dekorlar arası geçişlerdi. Metin zayıf, kopuk. Metin ve oyunculuklar (Salih Bademci çok başarılı), konusunda okuyarak beklentiye girdiğimiz o 1970’ler havasını veya sıcaklığını hissettiremiyor. Özetle bütününe baktığımda bende herhangi bir duyguyu herhangi bir an bile derin hissettiremedi. Kendimi bir tiyatro oyunundan ziyade “Çok güzel hareketler” piyesindeyim ve de zorla izletiliyor gibi hissettim ki bu benim için biraz eziyet oldu. Absürt komedi desen öyle bir şey de değildi, ne olduğu belirsiz bir oyundu bence. Yüksek puanına aldanarak gitmenizi önermem. 13.05.2026-Uniq Hall
Kan Kardeşler / Ankara Devlet Tiyatrosu