Kazancakis’in Zorba’sı benim için uzun zamandır farklı formlarda deneyimlediğim, her defasında başka bir yerden dokunan bir eser. Kitabını okudum, Storytel'de sesli kitabını dinledim (Murat Eken'in seslendirmesi mükemmel), filmini izledim, film müzikleri konserine gittim. 19 Haziran 2026 akşamı Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde izlediğim bu bale ise aynı hikayeyi bu kez sözden, düşünceden ve karakter analizinden çıkarıp doğrudan bedene, ritme ve sahne enerjisine taşıdı.
Romanı okurken Zorba’da beni en çok etkileyen şey onun kolay sınıflandırılamayan tarafıydı. Gerektiğinde etiği askıya alan, bazen çakal, bazen bilge, bazen hoyrat, bazen de insana hayatı hatırlatan yarı-bilge bir karakter. İnsanı ikna ettiği için değil, insanı kendi içinde onunla tartıştırdığı için güçlü. “Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyilikler” fikrinin karşısına bütün bedeniyle çıkan biri.
Balenin en güçlü yanı, Zorba’nın felsefesini açıklamaya çalışmaması. Zaten açıklamaya kalksa zayıflardı. Çünkü Zorba’nın özü biraz da açıklanamayan şeyde: kayıpta, arzuda, öfkede, şarapta, kadında, dostlukta, kavgada, dansta. John’un kontrollü, yabancı ve akılcı dünyasıyla (yine bir sahnede kara kaplı kitabı gösteriyor Zorba'ya, Zorba'da geç bunları hareketi yapıyor, kitap kemirgenliğine son ver artık) Romanda geçen "Peki sen neden yazıp da, bize dünyanın o bütün sırlarını anlatmıyorsun Zorba? Neden mi? Çünkü ben, senin dediğin o bütün sırları yaşıyordum ve yazmaya vaktim yok da ondan. Bazen dünya, bazen kadın, bazen şarap, bazen santur… Böylece de dünya, kağıt farelerinin ellerine kaldı" metninin karşılığını sıfır metin, sadece vücut dili ve dans ile veriyor. Özetle, Zorba’nın sezgisel, bedensel ve taşkın dünyası arasındaki farkı sahnede iyi kurmayı başarıor.
Roman zihinde tartışma yaratıyordu; bale bedende bir karşılık üretiyor. Theodorakis’in müziği zaten hikayeyi neredeyse sırtında taşıyor. Kostümler güzel, ışık sorunsuz, oyuncular müthişti. Ben John karakterinini oynayan İlhan Durgut'u ayrıca beğendim. Finaldeki sirtaki eserin en hareketli yeri. Yerinizde duramayıp dans etmek istiyorsunuz. Final o kadar çok alkış aldı ki, 4 kere bis yaptı tüm oyuncu ve balede rol alan sanatçılar. Ivan Pekhov müthiş yönetti koroyu. Defalarca da sahneye çıktı finalden sonra.Yaklaşık 15 dakika ayakta alkışlandı. Herkesin eline, emeğine sağlık.
Zorba / Ankara Devlet Opera ve Balesi