-
-
Atmosfer yaratma... Eğer tiyatro, konuyu, konunun geçtiği dönemi, ortamı ve karakterlerin ruhsal durumlarını sahneye taşıyan ve seyirciyi içine alarak ona hikayeyi yaşatan bir atmosfer yaratma işiyse, işte bu diyorum ve tüm ekibi kutluyorum.
-
Oyunu bugün izledim. Oyunculuk, yönetmenlik ve tüm ekip çalışması çok başarılıydı. Oyuncu, neredeyse sahnenin her santimetrekaresini adımladı. Boks hareketleri, dans hareketleri, yürüyüşler ve konuyu anlatırken diğer vücut hareketleri ile hep çok dinamik bir tarzı oldu. Dekor, aksesuvarlar, ışık, müzik ve diğer dış sesler, oyunun her dakikasını çeşitli kombinasyonlarla etkili bir şekilde destekledi. Gazete parçalarının yakılmasını takiben oyunun kalan bölümünde ortamdaki yanık kokusu ve bir süre sonra da oyuncunun döktüğü küller çok güçlü ve acı metaforlardı. Konunun işlenişindeki akıcılık ve hız yanısıra özellikle oyunun giriş bölümü ve finali de oldukça etkileyiciydi.
-
-
Oyunu dün izledim. Yazarlık, yönetmenlik ve oyunculuklar açısından fark oluşturan, katmanlı ve ışıldayan bir çalışma... İstanbul Şehir Tiyatroları için de iyi bir seçim olmuş. Oyunda beğendiklerim: "Gölge" arketipinin, bir yönüyle sembolik olarak "Kolektif Bilinçdışını" temsil eden biz seyirciler arasından çıkışı, erkek karakterin (bir açıdan "Animus") replikte kendisi hakkındaki "güvence abidesi olma" eleştirisine reaksiyonu, "Gölge"nin genellikle "agresif" tarzı, yazar-oyuncunun "Persona" ve "Gölge"sinin güzellik-başarı-mükemmeliyet hakkındaki söylemleri ve bireyin "Gölge"siyle barışıp bütünleşebilmesi sürecinin işlenmesi.
Vanya Dayı / İstanbul Devlet Tiyatrosu