Tutulmamış Yaslar…
Arkadaşlar, öncelikle bu oyunda tebrik etmem gereken o kadar çok isim var ki nereden başlayacağımı gerçekten bilemiyorum. Yine de elimden ve zihnimden geldiğince, bu güzel işin bende bıraktığı hissi anlatmaya çalışacağım.
Öncelikle, hayatımızın tam ortasında duran ama çoğu zaman konuşmak istemediğimiz, görmekten ve duymaktan kaçındığımız böylesine gerçek bir meseleyi; çocukluğu, çocukluk yaralarını ve onların yetişkinlikte bıraktığı izleri bu kadar samimi ve içten bir metinle bizlerle buluşturduğu için Onur Asil'i gönülden tebrik ediyorum.
Bu metni hayal eden, ona yol arkadaşlığı yapan ve kendi oyunculuğunun yanı sıra hayat arkadaşıyla birlikte iki kardeşi bize bu kadar inandırıcı bir şekilde yaşatan Mısra Tüfek'e de ayrıca bir parantez açmak istiyorum.
İki oyuncuyu, Can ve Zeynep'i izlerken aralarındaki o etkileşime öyle kaptırdım ki kendimi; sanki dünyaca ünlü tiyatro sahnelerinde, tek bir sandalyenin üzerinde oturan ve yetenekleri sahneye sığmayan iki oyuncuyu izliyormuşum gibi hissettim. İkisinin de oyunculuğunu gerçekten çok etkileyici buldum.
Bir başka büyük tebriği de ışık tasarımına ayırmak istiyorum. Hikâyenin geçişlerinde, duyguların aktarılmasında ve sahnenin atmosferinde ışığın katkısını sonuna kadar hissettim. Hikâyeye eşlik eden değil, adeta hikâyenin bir parçası olan çok başarılı bir ışık çalışmasıydı.
Ve bütün bu yolculuğun arkasında, bu hikâyeye kendi dünyasını ve bakışını katan yönetmen Nihan Erdem'i de ayrıca kutlamak gerekiyor.
Oyundan çıktığımda ise bende kalan duygu yalnızca hüzün değildi. Çok ağladım. Ama aynı zamanda bir şeylerin şifalandığını hissettim.
Çünkü hepimiz çocuk olduk. Çocukken yaşadığımız bazı şeyleri “normal” sandık. Oysa bugün yetişkin olduğumuzda dönüp baktığımızda, bazı deneyimlerin bir istismarın kıyısında, eşiğinde ya da çok yakınında durduğunu; bazılarınınsa yetişkinliğimizde ayağımıza çelme takan izler bıraktığını fark ediyoruz.
Tutulmamış Yaslar, bana tam olarak bunu hissettirdi.
Oyun boyunca Can'a ve Zeynep'e yalnızca seyirci olarak değil, sanki ruhen eşlik eden biri olarak baktım. Onların hikâyesinin içinde yürüdüm, sustukları yerlere kulak verdim, söyleyemediklerinin ağırlığını hissettim.
Bence bazı oyunlar izlenmez; insanın içine dokunur ve onunla birlikte eve gelir.
Tutulmamış Yaslar benim için tam olarak böyle bir oyun oldu.
Emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Yolu çok açık olsun, çok güzel yerlere ulaşsın
Hikaye anlatımı o kadar sürükleyici ve etkileyici ki insan kendini hikayenin bir parçası yerine koyuyor. Oyun tek perde, süresi çok tadında ve oyuncu bu sürede akışı çok iyi yönetiyor. Oyun farklı duygularla mükemmel bir katarsis yaşatıyor. Kalemine, diline, emeğine sağlık Saim. Ayrıca yediğim en lezzetli gözleme olabilir :))
Acaba oyun yazarı yönetmen oyuncu vasıflarının hepsine haiz kaç tiyatro emekçisi vardır?. Sanırım ülkemizde tüm dünyadakinin toplamından daha çok olduğuna inanan tiyatro iştigal grubu mevcut. Benzer başarısız örneklerinden farksız oyun gene platformda tanıdık usulü puanlanmış. Delikanlının çabası göz önünde tutularak alacağı puan 2
“Yaşamak mı ?
Anlamak mı ?”
“Gayb” oyununda şu ana kadar izlemiş olduğumuz oyunlardaki en farklı karşılamayı gördük. Ahmet Saim bizleri gözleme açarak, büyük bir nezaketle karşıladı. Sıradışı ve farklı şeyleri seven izleyiciler olarak zaten o dakikada kendisine kanımız ısındı. Gözleme ikramı için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Oyuna gelecek olursak, ses, ışık tasarımı ve müziğin duygulara etkisini en yoğun hissedebildiğimiz oyunlardan birisiydi diyebiliriz. Bir saat boyunca hem ağladık , hem güldük. Dram&komedi dengesini oyunda çok iyi ayarlamışlar. Kendi bestelediği şarkılar da oyunla uyumlu şekilde bizleri duygu seline sürükledi. Hayatın anlamını bulma yolculuğunda Remzi Asaf’ın kendisiyle yüzleşmesini, aile travmalarını, yalnızlıklarını çarpıcı bir biçimde izleme imkanımız oldu. Hikaye biraz tanıdık gelmesine rağmen, Ahmet Saim’in oyunculuğu ve ses,ışıkla yaratılan o güçlü harmoni sayesinde gözlerimizi kırpmadan oyunu izledik. Gözleme unsurunun sadece oyun öncesiyle sınırlı kalmasını açıkçası beklemiyordum. Meğerse gözleme ikramı oyunun başı bizlerse oyuna eşlik eden oyuncularmışız :) Oyunda yer yer yoğun tempodan dolayı kaçırdığımız yerler oldu. Bi de dans sahnesi sanki biraz gereksiz uzundu. Farklı bir konseptte, Ahmet Saim’in başarılı oyunculuk performansıyla “Gayb” ı izlediğimiz için çok mutlu olduk.
Tutulmamış Yaslar / Porte Tiyatro