Hepiniz hoşgeldiniz. Bugün burada elem bir olay için toplanıyoruz. Hepimizin sevgilisi, kıymetli insan, bir polis memuru, bir eş, bir baba aramızdan ayrılmış bulunuyor. Ama nereye? Ölünce nereye gider insanlar? Ölümden sonra ne vardır? Kopkoyu karanlık? Bomboş hiçlik? Bitmeyen dönemeçler? Peki sonra? Guguk kuşu hiç olmadık bir vakit öttüğünde. Lamba titrek titrek yanmak istediğinde. Küf bütün evi yuttuğunda. Bir evlat babasına yetemediğinde. Bir sorunun ardında takılıp kaldığında. Neden çekiniyorsun? Neden? Pantolondan? Televizyondan? Karanlıktan? Babandan? Yetememekten? Hata yapmaktan? Gurur duymamasından? Sevmemesinden? Gözünün içine bakması, başını okşaması, gülümsemesi. Sevgi kırıntısı yeterdi. Yeterdi de. Yoktu. Danalar girdi bostana, kovamadı bostancı, bostanla birlikte sevgileri de yuttu. Zeki Müren bile durduramadı onları.
Babalar, babalar. Her tarafı sarmışlar. Cehennemin kapılarını tutmuşlar. Kimseyi de içine koymamışlar. Küçük tavşanlar bile yer bulamamış kendine. Masallarda tıkılıp kalmışlar. Anılar yığılmış üstlerine. Sesleri çıkmamış bir türlü. Bir çıkış yolu bulamamışlar. Hangi dönemeçten gideceklerini bilememişler. Babalar gelse, şurası dese,.bu masallar yuva olurdu belki onlara. Olmamış. Bir babanın gitmeyen yokluğu kalmış geriye. Bir de bitmeyen hiçlik. Babasıyla arası iyi olmayan oğullar. Oğullarıyla arası iyi olmayan babalar. O hiçlikte. Ey cemaat-i müminin şahitlik edip haklarınızı helal ettiyseniz bu son nihayet son bulabilir. Hepinizin taksiratı affolsun.
Baba / Ara Sahne