Bir oyunun içine girdiğinizde, bazı hikâyeler sizi çepeçevre sarar ve sahneden ayrıldıktan sonra bile zihninizde yankılanmaya devam eder. "Çoğunlukla Bazen" de işte böyle bir oyun. Zihinsel sağlık, bireysel özgürlük ve aile dinamikleri üzerine kurulu bu hikâye, seyirciyi yalnızca izleyici olmaktan çıkarıp bir kararın, bir çatışmanın tam ortasına bırakıyor. Sahne tasarımı minimal ama etkili kullanılmış. Dream A Little Dream Of Me sahnesi ise gülümseten detaylardan biriydi. Ancak bazı sahnelerde temponun düştüğünü ve hikâyenin ritminin biraz sekteye uğradığını hissettim. Lakin yeni bir oyun. Zamanla akış daha dinamik hale gelecektir mutlaka. Onun dışında gözlemlediğim, oyun, zihinsel sağlık konusunu ele alırken ne didaktikleşiyor ne de duygusal manipülasyona başvuruyor. Bu dengeyi kurabilen oyunların sayısı ne yazık ki azdır. Başta Selen Uçer’in performansı olmak üzere bütün oyuncular harikaydı. Başarılı bir oyun olmuş. Tebrikler!
"Biraz hayal edin canım, özel tiyatro yapıyoruz burada, tek kişilik oyun oynuyorum. Rüzgarımız bile var..."
Repliği ince bir detaydı. Oyun şahaneydi. Sumru Yavrucuk'un performansına değinmeme bile gerek yok, zaten hepimizin bildiği üzere, dillere destan. Ama gitar çalıp şarkı söyleyen hanımefendi "Selmin Artemiz" de bir harikaydı. Oyun sırasında büyük bir dikkatle, kilitlenerek, kadife gibi olan ses tellerinin arasından süzülen şarkıları dinledim. Ve "Ne ses var be kadında!!!" diye içimden geçirmeden de edemedim. Diyaframınıza sağlık Selmin hanım :))) Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Alkışlarınız hiç susmasın.
Hem ağlatan hem de güldüren tek kişilik bir performans.
Tek söyleyebileceğim şey metin...
Biraz daha geliştirilebilirdi bence. Songül Öden'in sahne hakimiyeti çok iyiydi. Özellikle kadına yönelik şiddettin arttığı bu dönemde, farkındalık yaratabilmek için izlenmeli diye düşünüyorum. Sadece oyuncuya değil emeği geçen tüm ekibe bu alkışlar. Tebrikler...
Çoğunlukla Bazen / H6 Act