-
Merhaba, konu sanat eseri olunca -çok az düşünülmüş ve emek verilmiş oyunlar hariç- 6 puandan aşağı pek vermiyorum, yine de takdir sizindir tabiiki.
-
Merhaba, hayır yanlış puanlamadım.
-
Özgün metinleri önemsiyorum. Bihter Gülgeç'in yazıp oynadığı oyun tek perde 60 dakika. Yapıyı iki aşamalı gibi düşünürsem, ilk kısım bana biraz, Birsen karakterinin stand-up havasında bir aktarımla, içsel (öfke) yolculuğuna katılmışız hissi verdi ki bundan şikayetçi değilim. Özellikle ayna kullanımındaki sembolizmi sevdim.
Kuklanın dahil olduğu ikinci kısımda oyun apayrı bir manevi dinamik kazandı. O "çift başlı şamanik" masal anlatımı etkileyiciydi. Oyunculuk adına da ayrı bir meziyet doğrusu.
Bir izleyici olarak oyun bende içsel sorgulama yaratmadı ancak bunu yapan karakterin terapisini gizli gizli izliyormuş gibi hissettim kendimi. Bu samimi çalışmada emeği geçenlere alkışlar.
-
Oyun iki bölüm halinde, ilk bölüm benzer ve tanıdık gelen travmalarınız varsa "harbiden özgün bir kar tanesi değilim, başkaları da körfez savaşını canlı seyretmiş" dedirttikten sonra bence çok, çok daha başarılı kukla bölümü var. Psikiyatr danışmanlığa yeni teslim olmuş bana gayet tanıdık gelen bir hikaye. Özellikle kukla ile masal ve Bihter Hanım'ın coşkusundan ve heyecanından etkilenmemek mümkün değil (hatta öyle ki küçük sahnelerin raconuna mı terstir bilemedim ama bi tek ben ayakta alkışladım oyun bitince). Artık duygular, düşünceler paralel geldi, uzun zamandır kukla seyredememiştim, ondan mı bundan mı, neden bu kadar etkilendim bilemiyorum, ama masalın anlatılışındaki enerji muhteşem.
-
Tek kişilik oyunlar genelde zor gelir, gerçi ayna ve kuklayı sayarsak bu oyuna tek kişilik diyemeyiz. Oyunun başlangıcı standup gösterisi gibiydi, aynanın kişileştirilmesi dışında anlatım yavandı. Devamında kuklanın hikayeye dahil olmasıyla birlikte daha akıcı ve keyifli hale geldi. Aklımda kalmadığı için üzüldüğüm, oyun esnasında hoşuma giden aforizmalar, kuklanın şamanik aktarımı, oyuncunun ikili performansı hoştu. Sahnenin yetersizliğinden, kuklanın yerde başlayan kısmına vakıf olamadık. Biraz daha geride oynayabilirdi, derinlik ve izleyici düşünülmemiş. Ailesinden bahsederken de farklı rolleri oynayabilseydi kuşkusuz çok daha etkileyici bir oyun olurdu. Bu oyuncu, yüz, mimik ve hareketlerine baktığımda “tiyatro için yaratılmış” diye düşündüm. Oyun geliştirilebilir.
Öfkenin Yakın Geçmişi / Tiyatro Gülgeç