Virginia Woolf'u ve eserlerini seven biri olarak beklentim yüksekti ancak ne yazık ki sahneleme açısından hayal kırıklığı yaşadım.
Özellikle ilk 30 dakikada oyuncuların oldukça kısık sesle konuşması, zaman zaman müziğin de konuşmaları bastırması nedeniyle metni takip etmekte ciddi güçlük çektim. En ön sırada oturmama rağmen söylenenlerin neredeyse yarısını duyamadım. Ayrıca masadaki ışığın doğrudan seyirciye yönelmesi, masadaki oyuncunun yüzünü ve mimiklerini görmeyi de zorlaştırdı. Oyunun ikinci yarısında seslerin biraz yükselmesi en azından metni takip edebilmeyi kolaylaştırdı.
Ancak asıl sorunum sahnelemeyle ilgiliydi. Kendimi bir tiyatro oyunundan çok, henüz sahneye taşınmamış bir metnin okuma provasında hissettim. Virginia Woolf'un düşünsel derinliği ve kadınların toplumdaki konumuna ilişkin güçlü sorgulamaları, tercih edilen reji nedeniyle bana yeterince geçmedi. Anlatı zamanla aynı düşüncelerin tekrarlandığı, gereğinden fazla uzatılmış, monoton bir düz yazıya dönüştü. Metnin taşıdığı düşünsel zenginliği sahnede karşılaştığım performansta hissedemedim.
Elbette bu tür minimalist ve metin ağırlıklı sahnelemelerin kendine özgü bir seyircisi olabilir. Ancak ben oyunculuk ve sahneleme aracılığıyla metne kazandırılmasını beklediğim o boyutu bulamadım. Sonuç olarak, benim beklentilerimi karşılamayan, seyirci olarak takip etmekte zorlandığım bir yapım oldu. Emeği geçen herkese çalışmalarında başarılar dilerim.
Kendine Ait Bir Oda / Tiyatro Boyalı Kuş