Birbirimizi Hiç Göremeyecekmişiz, Tom Lycos ve Stefo Natsou'nun "The Stones" adlı oyunlarının Türkçe uyarlaması. Oyun, 13 ve 15 yaşlarındaki iki çocuğun "masumane" muzırlıklarının kendilerinin hiç tahmin edemeyecekleri hazin olaylara sebebiyet vermesini işliyor. Oyuna dair herhangi bir sürprizi bozmak istemem ancak günümüzde çocuklardan faillerin üretildiği ve yüreklerimizin kanadığı bir zamanda oyun çocukların gerçekten masum olup olmadıklarını ve hangi düzlemlerde masum olabileceklerini sorguluyor.
Şevval Ekmekcioğlu ve Burak Birinci, sahneyi ve ışığı kendi oyunculuklarına nasıl besleyeceklerini bilen oyuncular olduklarını kanıtlıyorlar. İkisi de kah çocuk kah kendilerini sorgulayan yetişkin yargı rollerine tereyağından kıl çekercesine geçişkenlik sağlayabiliyorlar. Seyirci gözüyle oldukça kolay gözüken fakat zor bir metni kolaylıkla göğüsleyebiliyorlar. Yolları açık olsun!
Öte yandan Okan Başar Bahar, dublaj Türkçesi diye nitelendireceğim yapay bir Türkçeye sığınmak yerine metnin yabancı bir metin olduğunu unuttururcasına doğal bir çeviriyle oyunu Türk seyircisine kazandırıyor. Yönetmen Taner Güngör'ün rejisi de ergenliğin hızı ve yetişkinliğin ağırlığını bir arada göğüsleyebiliyor. Işık tasarımında Burhan Yücel , salt tepeye ışık koyma mantalitesinden uzaklaşarak oyuncuları takip eden, mekan değişimlerini ve karakter dönüşümleri yahut farklı karakter geçişlerini imleyecek şekilde ışık tasarımını uygulamış. Bunların yanı sıra oyunun tam kararında bittiğini söyleyebilirim. Bir saat içerisinde bütün meramını ve önermesini anlatıp seyirciyi tatmin edecek bir oyun sunuyor. Senenin sürpriz nitelikli oyunlarından birisi. Alkışları ve temsilleri bol olsun!
Bazı Kötü Alışkanlıkların Politik Tarihi / Ara Sahne