İlk Bakışta Prima Facie'yi baştan sona anlatmama gerek yok. Suzie Miller'ın günümüze damgasını vuran metni bir avukatın cinsel saldırı vakalarıyls hemhal olması fakat kendisinin de belli mertebede buna maruz kalarak İngiliz hukuk sistemi, esasında dünyada işleyen hukuk sistemini eleştirmesini ele alıyor. Esasında insanların cinslerinden ötürü halen eşit olamadıklarını, ne yazık ki niyet okuma ve erkeklerin hukuku yazmaları nedeniyle işlerin bulanıklaştığına tanık oluyoruz.Barış Ayas eril hukuku irdelerken erkek bir çevirmenle çifte eril bakış tuzağından kurtuluyor.Nazlı Gözde Yolcu, tiyatromuza atalet yaratan dublaj veya yapay zeka Türkçesi diye tabir edeceğim bif çeviriden kaçınarak doğal ve swyirciyi vidalarla oyan, yerine mıhlayan vir çeviriyle Miller'ın ve oyunun hakkını veriyor.
Ancak burada asıl alkışı Rabia Zehra Şafak hak ediyor. 85 dakika boyunca, tek kişilik tiystroların ne yazık ki evrildiği ucuz bikaye anlatıcılığından sıyrılarak erkeklerin kendi imtiyazlarını sorgulatıp kadınların yaşadıkları cinsel saldırıyı, kadınların itibarsızlaştırılmalarını pasifize olmadan, dimdik durarak ve demagoji yapmadan seyirciyi tufana sürükleyecdk şekilde aksettiriyor. Büyük ölçüde eril hukuku temsil eden dekorla sınırlı kalmıyor; seyircilerin arasına inerek insanların ne yazık ki görmekten hala kaçındığı gerçeklerle - bir kurmaca olsa dahi oyun- yüzleştirmek için sağladığı efor, oyunculuğu iliklerinizin ötesine geçiyor. Metnin teması veya sansasyonel etkiye sığınmadan Şafak, seyircinin Tessa'nın yaşadıklarını aklımızda canlandırabilmemizi sağlamakla beraber diğer kişileri de oynayarak olağanüstü bir virtüözlük sergiliyor. 85 dakika süren oyun seyirciyi oyundan sonraki dakikalar ve saatler boyu etkisi altında bırakabilir. Rabia Zehra Şafak'ın ve Nilüfer Kent Tiyatrosu'bun Prima Facie ile bice kentlere, sahnelere ulaşabilmeleri dileğiyle. Alkışları bol olsun
Satıcının Ölümü / Zorlu PSM