5 verecektim ama değişik bir şey izledik, farklı konu vs. diyerek 6 puan… Üç ayrı katta, üç bölüm halinde oynanıyor. Aslında güzel başladı, ilk bölüm sonrası ümitliydim ama ikinci bölüm beni resmen bitirdi. Katlar arasında dolaştırmayıp, gereksiz uzun interaktifliğe hiç girmeyip, en son Lucy finaliyle bitirselerdi keşke...
Çok güzel bir şiir öğrendim sayelerinde. Yaban Kazları- Mary Oliver. Bir yerde, bana umutsuzluğundan bahset, seninkinden. Ben de sana benimkinden bahsederim dediler ve beni şiirin içine çektiler. Bu şiiri keşfetmeme vesile oldukları için teşekkür ederim. Ama genel olarak oyunu beğenmedim. Çağıl Kaya mükemmel oynuyor, her mimiğiyle sahnede, yalan yok. Tertemiz bir niyet var aktarılmak istenen, orası da su götürmez bir gerçek. Güzel dilemmalara dem vuruyor. Oldukça net bir mesaj ama hikayenin içine yedirilmeden, didaktik bir yerden ve daha çok dış ses aracılığıyla aktarılınca, tuhaf bir kopukluk oluyor. 90 dakika beni tutamadılar tek bir noktada. Sahneler çoğaldıkça zihnim de dağıldı --, üç ayrı perde, üç ayrı yerde, yaratılan dünyalardan kopup kopup geliyoruz. Evet galiba en içten ifadeyle, oyunu tek kelimeyle özetlemem gerekse, kullanacağım kelime "kopuk" olurdu. Üç kelimeli versiyonu: "güzel ama kopuk". Sahi ikinci perde kullandığımız oylara n'oldu? Al sana başka bir kopukluk. Bir yere bağlanmadı hikayede. O zaman neden oy kullandırtıldı ki? Hikayeye hizmet etmeyen şeylerin, hikayeye yedirilmesini kavrayamıyorum. Bu da benim kusurum. Alkışı bol olsun.
Oyunun sonunu nasıl yorumladınız? Ben işin içinden çıkamadım, bu sayfada da bakindim, ama sonunu yorumlayan göremedim. Sizin görüşünüzü merak ettim, bence kurtulamadı gibi yorumladım ben.
Lucy / Decollage Art Space