Geçtiğimiz hafta Target-12’den performansını Atlas Sineması’nın fuayesinde izleme şansı buldum. Mekanın o yüksek tavanlı, uzun kolonları arasında beyaz dokuyla uzunlamasına bir sahne tasarımıyla kullanılılıyor olması mimari açıdan çok çarpıcıydı ve yerleşimle inanılmaz örtüşmüştü. İki bedenin karşılaşması üzerinden kurulan güç ve kırılganlık dengesi, oyunun post-modern yapısıyla gündelik hayatı iç içe geçiriyor. İçinde bulunduğumuz toplumsal konjonktürdeki baskıcı
yapılarla, özgür olmak isteyen yanımızın karşılaşmasını izlerken; oyun bize bu çatışmadan doğan özgürlüğe giden yolda adım adım rehberlik ediyor sanki. Sahne tasarımı ve dijital kapsayıcılık ise tek kelimeyle şahaneydi. Arka plandaki etkileşimli videoların, anlık canlı video kayıtlarıyla eş zamanlı olarak görsele yansıtılması performansı başka bir boyuta taşımış. Bu interaktif yapı sayesinde "ben mi izliyorum yoksa ben de mi izleniyorum?" sorgulamasını doğuyor. Sadece tanıklık etmiyor, gözlenen gözler olarak bizlerin de bu işin doğrudan bir parçası olduğunu hissediyoruz. Ayrıca hayatı renklendirmek üzere bir öneri de sunuyor ve bu cesaretlendirmeye biz seyircileri de davet ediyor. Bu etkileşimli yapısı çok kapsayıcı hissettirdi. Mekanın hafızasını, dansı, hareketi ve dijitali kusursuz birleştiren bu ezber bozan deneyim için tüm ekibin emeğine sağlık! Kesinlikle kaçırılmamalı.
Oyun gerçekten içimi ısıttı çok keyif aldım. Tüm ekibi tebrik ederim, yolları açık olsun..
Çok iyi oyun. Dinmeyen bir ritim, tertemiz oyunculuk. Sahneden çıkan enerji izleyiciye direkt geçiyor. Bir çocuğun büyüme hikayesine tanık olmak istiyorsanız kesinlikle izleyiniz.
Target - 12'den / Platform Dance Theatre