Samuel Beckett'in, her gün tekrarlanan döngüleri içinde kimi ve neyi beklediklerini bilmediği karakterleri Estragon ve Vladimir'den farkımız nedir? Bizim için "Godot" kim/ne?
Sarı Sandalye ekibi, Doğa Nalbantoğlu'nun yazıp yönettiği yeni oyununda tek tipleştirdiği figürler üzerinden, Beckett'ın eserinden temellenerek bize bu soruları sorduruyor. Bunu yaparken de hayatlarımızın temel bazı evrelerini yüksek bir ironi, eleştirel bir mizahla sunuyorlar. Gülüyoruz ancak daha ziyade acınacak halimize güler gibiyiz.
Müzikli bir oyun tasarlamışlar, favorim "Yaylalar"ın kendilerine özgü yorumu oldu.
Kostüm, peruk ve makyajın bir bütün olarak, oyunda bahsi geçen "yapışık ikizlerin sirklerde çalışması"na gönderme olduğunu düşünüyorum. Yanılıyorsam da düzeltmeyin lütfen, ben böyle sevdim:)
Oyuncuların her birini pek seviyorum, yine çok etkiliydiler. Hep beraber konuştukları kısımların senkronizasyonu zamanla oturacaktır.
Yine kendilerine has bir işe imza atmışlar. Seviyorum kendilerini. Yolları açık, alkışları bol olsun.
5 yıldır bilet aradığım ve sonunda bugün en önden izlediğim harika ötesi oyun. Açılış müziği ve daktilo sesinin uyumu ile başlayan oyun, Yetkin Dikinciler ve Bülent Emir Yarar’ın oyunculuk resitali vermesiyle son buluyor. Kimse kusura bakmasın bilet bulursam ben de defalarca izleyeceğim bu güzide oyunu ve oyunculukları. Doyulmaz bir şaheser çünkü.
Mercaniye Çok Yaşa / Tiyatro Hayali