-
Harika bir uyarlama, müthiş sahneleme. Yiğit Sertdemir olağanüstü bir iş çıkarmış. Dünya çapında bir prodüksiyon. Oyun yabancıların da seyredebilmesi için bazı geceler ingilizce üst yazılı oynanmalı ve diğer ülkelerdeki tiyatro festivallerine katılmalı.
-
Bu sezon izlediğim en iyi oyunlardan biridir Ağrı Dağı Efsanesi. Dekor, ışık, kostüm, müzikler enfes. Oyunculuklar muazzam.
Yaklaşık 3 saat süren oyunda sahneler hikaye anlatıcılarının anlatımları ile bağlanıyor, şarkılarla şekilleniyor ve akıp gidiyor. Müziklerine tabiri caizse "dibim düştü."
Hem klasik bir temsil hem de dolu dolu bir tiyatro oyunu sayabiliriz bu oyunu. Hikaye basitmiş gibi görünse de işleniş biçimi olarak çok da hafif ilerlemiyor . Akıcı bulmayan ve/veya sıkılan izleyiciler bu yüzden kendilerince haklı olabilirler. Metin de oyun da çok düz ve kolay sindirilebilir değil. Bunu düşünerek bilet almanızda fayda var. ( Kapalı gişe oynandığından hızlı düşünün derim ama :))
Ben epey beğendim, alkışı bol olsun...
-
Dekor, kostüm, ışık, seslendirme ve tabii ki müzikleri ile her anlamda özenilmiş sihirli bir oyun izledik. Oğuzhan Balcı hocamızın besteleri, Burçak Çöllü'nün şefliği ve profesyonel orkestranın icrasının yanı sıra oyuncuların müzikal performansı takdire şayandı. Bazen çukurda duran vokaller mi var diye şüphelenmiştim ama Burçak'tan hepsinin oyuncu olduğu bilgisi geldi. Şehir tiyatrolarının çok azından bu kadar etkilenerek çıkabiliyoruz. Atın tasarımına ve oynatımına ayrıca hayran kaldım. Bu önemli metni sahneye taşıyan ve gösteren herkese teşekkürler.
Not: Oyuna dair tek eleştiri, Muhsin Ertuğrul'da oynayan ve sürekli kapalı gişe olan bu oyundaki boş koltukların müsebbiplerine. Satışa çıkmayan koltuklar mı var yoksa ucuz olduğu için biletler açılır açılmaz gitmeyeceği oyuna bilet alıp iptal etmeyen ve koltuk işgal eden izleyici mi var? Öyleyse yazık, çünkü çok etkilendiğim bu oyuna zorlukla bir bilet bularak gittim ve o boş koltuklarda oyunu zevkle izleyeceğini bildiğim arkadaşlarımın mahrum kalmasına üzüldüm.
-
Yaşar Kemal'in aynı isimli romanından Yiğit Sertdemir'in uyarlayıp yönettiği bu oyun benim için bu yıl izlediğim oyunlar arasında en iyilerdendi. Roman ve uyarlama Ağrı Dağı'nda bulunan dağ köylerinden birinde yaşayan Ahmet adlı karakter ile Mahmut Han'ın kızı Gülbahar arasındaki aşkı ve bu aşıkların kavuşmak için yaptıkları büyük fedakarlıklar ile çabayı anlatır. Tabii ki burada öne çıkan bir diğer önemli unsur ise olayların başlamasına sebep olan Mahmut Han'ın beyaz atıdır. Edebiyat uyarlamaları riskli bir alan. Eseri seven ve bilen izleyiciler oyunda o eserden bir şeyleri eksik bulurlarsa eleştirmeye başlar. Fakat bu oyunda böyle bir şeyin söz konusu olmasını beklemiyorum. Yaşar Kemal romanda kültürel mirası, kahramanların ruh hallerini, çevresel özelliklerini okuyucuya yaşatmıştır. Aynı hislerle oyunu izleyeceğinize eminim. Tiyatronun tüm olanakları kullanılmış. Dekor ve kostümler çok başarılı. Aynı başarı müzik için de geçerli. Bir bütün sağlanmış. Oyunculukların da buna eklenmesiyle 3 saate yakın süren oyun seyirciye hiç uzun gelmiyor. Özellikle uyarlama izlemeyi seven seyirciler için mutlaka tavsiye edeceğim oyunlardan biri.
-
“Bir oyunu teknik açıdan değerlendiremem; o yüzden burada sadece bana hissettirdiklerini anlatırım.”
Büyük ustanın eserinin çok güzel bir uyarlaması olmuş. Sahne, müzik, oyunculuklar yani herşey üst düzeydi. Uzun zamandan beri böyle bir oyun izlememiştim.
Ağrı Dağı Efsanesi / İstanbul Şehir Tiyatroları