🎭Eşik, yaklaşık 65 dakikalık süresiyle zamanı sahnenin merkezine alan, iki oyuncunun (Lütfi Can Bulut – Mehmet Küçükgünaydın) performansına yaslanan bir iş. Sahnede, gerektiğinde ardına geçilip silüet formuna girilen ince bir perde, sağlı sollu yığılmış nesneler, maskeler, kıyafetler, mikrofonlar ve iki sandalye. Bu dekor, ışık ve özgün müzikle sürekli yön değiştiriyor.
🎭Kronometre işliyor. Sıklıkla, "iki oyuncu/ben ve o" gibi, seyirci olarak siz de sürekli akan süreyi kollar halde buluyorsunuz kendinizi.
🎭Oyuncular, “seyirciyi oyalama” fikrini açıkça ifşa ederek dikkat ekonomisiyle dalga geçiyor gibi. Bugün her şey bizim dikkatimizi kapmak için yarışıyor ya: Sosyal medya, videolar, bildirimler, “şimdi bunu izle”, “buna bak”, “şuna gül” halleri… Oyunda da oyuncular açık açık şunu yapıyor: Seyircinin ilgisini bilerek oradan oraya çekiyorlar. Bir sahne ciddi bir bilgi bombardımanı, hop başka sahnede şov, risk numarası, sonra duygusal bir an…Bunu yaparken de “sizi oyalıyoruz” diye ifşa ediyorlar. Yani numarayı gizlemiyorlar, tam tersine, “bak, dikkatinle oynuyoruz” diyorlar. Sunucu gibi konuşup “şimdi riskli hareket”, “şimdi en duygulu sahne” diye önceden anons etmeleri de bu yüzden sanki.
🎭Metin, parça parça ilerliyor. Bir yanda dünyaya ve insana dair seri seri sıralanan “önemli bilgiler”, diğer yanda sahne üstünde risk, gösteri ve duygu üretimi. “En duygulu sahne”nin bir tür cenaze ritüeline dönüşmesi, kıyafetlerin yere serilerek birer arzu/eksiklik cümlesine bağlanması. Giydirme–soyunma üzerinden kurulan sahneler de kimliğin, yüklerin ve rollerin bedene nasıl yığıldığını gösterir gibi. Finaldeki özgün rap, “kim olduğundan çok nasıl bir insan olduğun önemli" vurgusuyla çerçeveyi kapatıyor.
🎭Oyunda bilinçli bir kolaj var diye yorumluyorum. Bu parçalılık, oyunu tesadüfen yan yana izlediğim sevgili
@dilubay ın da vurguladığı gibi, "Khora" oyunundaki atmosferi hatırlatıyor. Bağlayıcı bir dramatik omurga arayanlar için dağınık gelebilir. Tempo düşmüyor, dikkatimiz hep tetikte tutuluyor.
🎭Oyunculuk tarafı güçlü; iki oyuncu da ritmi iyi tutuyor. Beden, ses kullanımı, seyirci üzerindeki hakimiyetleri başarılı.
🎭"Eşik", formu içeriğinin önüne geçen bir deneyim oldu benim için. Bu tip oyunlar soyut resim gibi gelir bana hep. Ben kendi yorumumu paylaştım. İşin sahipleri tam olarak bunları mı anlatmak istedi bilemem.
Sevdim mi? Evet. Bayıldım mı? Hayır. Siz de izleyin, bakalım nasıl çıkarımlar yapacaksınız.
Yolları açık, alkışları bol olsun.
Eşik