🎭Bu akşam, Tim Foley tarafından "Driftwood" adıyla yazılan, ülkemizde İbrahim Çiçek’in çeviri ve rejisiyle "Sürüklenmiş" adı altında sahneye taşınan oyunun prömiyerini izledim. Oyunun, iki kardeş (Mark/Tuğrul Tülek ve Tiny/Rıza Kocaoğlu) üzerinden yas, aile içi kopuş, geride kalanla kaçıp giden arasındaki yük farkı ve bütün bunların arka planına yerleştirilen çevresel çürüme duygusunu aynı potada eritmeye çalışan bir çerçevesi vardı. Mit ile gerçek, inkarla kabulleniş, kişisel suçlulukla kolektif yıkım arasında gidip gelen gerilimli bir dünya kurulmak istenmiş.
🎭Bunlar kağıt üzerinde güçlü temalar. Ancak sahnede bu temaların duygusal karşılığını bulduğumu söyleyemem. Böyle olunca oyun, beni içine çeken bir dramatik akış kurmaktan çok, doğru başlıkları işaret eden ama mesafeli kalan bir anlatı gibi durdu.
🎭Rıza Kocaoğlu ve Tuğrul Tülek’i yıllar sonra yeniden aynı sahnede görmek, benim için oyunun en güçlü tarafıydı. 2000’lerin başındaki DOT günlerinden tanıyıp sevdiğim bu iki oyuncu, bugün çok daha olgun, ölçülü ve sahnede neyi ne kadar göstereceğini bilen bir yerde duruyordu. Tam da bu yüzden, karşılarına çıkan metnin onların taşıyabileceğinden daha hafif kalması ister istemez bir hayal kırıklığı yarattı. Bu iki oyuncunun buluşması, daha sert bir çatışmayı, daha derin bir dramatik yükü kaldırabilecek bir metni hak ediyordu.
🎭Duygusal yoğunluğu (ki bu kısım görsel açıdan da etkileyiciydi) ancak, finaldeki fırtına ve dalgalarla boğuşulan sahnede kısa bir anlığına hissettim. Geri kalanıyla oyun benim için, tematik olarak doğru ama duygusal olarak mesafeliydi. Dekor ve sahne dili de bu mesafeyi besledi. Kıyı imgesi, çevresel kirliliği işaret eden görsel unsurlar ve dalga/rüzgar sesleri niyet olarak yerli yerindeydi. Ancak sahne tasarımı, oyunculuğu büyüten bir alan açmak yerine, metnin soğukluğunu çoğaltan bir atmosfer kurdu.
🎭Sonuç olarak Sürüklenmiş, söylemek istedikleri olan ama bunları sahnede hissettirmekte zorlanan bir metinle kurulmuş bir oyun olarak kaldı bende.
Dalgakıran / Sea Wall / Craft