-
Cehennem Çiçeği, buradaki bazı yorumlardan da anlaşılacağı üzere, adeta turnusol kağıdı gibi bir oyun. Tiyatroya, veya genel olarak sahne sanatlarına bakışımızda, sahnede olup bitenle arasında steril bir mesafe arayan seyirci kitlesiyle, gerçek bir şeyler izlemeye kendini teslim edebilen seyirci arasında bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Oyunun bütün güzelliğinin, her şeyin o an orada gerçekleşmesinden gelen, sürekli olarak an'ı yeniden kuran ve kendini ciddiye almayan doğasından geldiğini düşünüyorum. Halihazırda güncel sanatta ve sahne sanatlarında geleneksel dışı işleri kucaklamaya direnen bir genel izleyici kitlesinin ve ne yapması gerektiğini hayatın çoğu alanında başkasından duymaya alışmış öznelerin oluşturduğu bu toplumu göz önünde bulundurduğumuzda neden bağ kurulamayabileceğini anlayabiliyorum. Yani anlayabiliyorum demek isterdim ama anlayamıyorum, oyundan ilk çıktığımda aklımdan bunlar geçmişti. İki kere izlediğim ve fırsat buldukça yeniden izlemek isteyeceğim bu harika oyunun tüm bileşenlerine, bize hafiflemeyi, dayanışmayı ve oyun oynamayı hatırlattığı için teşekkür ederim. Cehennem Çiçeği sahne arkasındaki ekip kimyası ve sahne önüne yansıttığı özgün yöntemleriyle, görmeye çok ihtiyacımız olan bir şeyleri bize gösteriyor. Sahnede olan bitenleri seyirciden ayrışan ve ondan daha yüksek konumlanan bir yerde görmeye alışık olan halimize ezber bozduruyor; karakterlerini statik kimliklere sıkıştırmıyor; anlatı akışını da bu lineer olmayan düzlemde izlenen bir şeyden ziyade içine çeken ve sizinle beraber yaşayan, akan bir şeye dönüştürüyor. Daha nice böyle işler görmek dileğiyle.
-
Simgen Günsan, festival için üretilen podcast serisi olan “İşte Bütün Mesele”de; “Bir arama sürecindeyiz ve çok güzel şeyler buluyoruz,” demişti. Bence bu yol oldukça riskli ama iyi ve farklı bir şey yapma amacı taşıyan taşlarla döşenmiş sağlam bir yol. Ben Cehennem Çiçeği’nin bu uyarlamasını eğrisiyle doğrusuyla çok sevdim. Oynandıkça daha da törpülenip, daha çok parlayacaktır. Sezonda mutlaka yakalayıp izleyin derim; umarım Kadro pa da “güzel şeyler” bulmaya devam edip bizi farklı farklı oyunlarla buluşturmaya devam eder.
-
Neden bu kadar yersiz ve temelsiz eleştiri aldığını anlayamadığım özün ve yaratıcı oyun. Oyun derken, gerçekten de Kadro PA'nın Cehennem Çiçeği ekibi bir araya geliyor ve oyuncaklarıyla oynayarak, bizi beş yaşındaki bir çocuğun gözünden yetişkin dünyasının gerçekleriyle yüzleştiriyor. Birbiriyle uyumu çok net hissedilen, yaratıcı buluşlarıyla her an şaşırtan bir uyarlamaydı. Metnin özgünlüğü doğal ve sahneye uyumlu bir şekilde korunurken, etkili ve yaratıcı dokunuşlarla anlatıma -dolayısıyla oyuna- yeni anlamlar ve boyutlar kazandırılmıştı. Hem özgün sahneleme biçimi hem de oyuncuların ‘oyuncaklarıyla’ kurduğu dünya beni çok etkiledi. Kesinlikle görülmesi gereken bir iş. Teşekkürler Kadro PA.
-
Ekip kendi içinde o kadar organize bir şekilde ilerletti ki her sahneyi, bir an bile oyundan kopamadık. Gerçekten çok başarılı, çok özgün, çok sürükleyici ve seyir zevki çok yüksek bir deneyim oldu bizim için. İyi bir eser uyarlaması olarak da çok başarılıydı. Değişik ama içten deneyimlere açıksanız harika bir 100 dakika geçirebilirsiniz. Maalesef bazı yorumlarda
standart tekdüze tiyatro sahnesi beklentisi sebebiyle oyunla ilgili kötü eleştiriler yapılmış. Halbuki Kadro PA’nın eserin duygusunu izleyene geçirebilmek için sahnede tüm ekip el ele verdiği çaba gerçekten muazzam. Alper Canıgüz kitaplarını seviyorsanız etkilenmemek zaten mümkün değil. Oyuncakları izlerken hem duygulanıyorsunuz, hem mutlu oluyorsunuz, gözünüzden zaman zaman hem gülme hem de hüzün kaynaklı göz yaşları dökülebiliyor.
-
Bazen bir hikâye metinden çıkıp sahnede canlanmaz, sahnede doğar ya… Cehennem Çiçeği tiyatro uyarlaması tam olarak öyleydi.
Alper Canıgüz’ün o karanlık, ironik ve insanın içine sızan dünyası sahnede hiç sırıtmadan, hatta daha da derinleşerek anlatılmış. Oyuncuların enerjisi tek bir an bile düşmüyor; her replik, her bakış hikâyenin nabzını tutuyor. Anlatım ne aceleci ne de gevşek — tam kararında bir ritimle, izleyiciyi içine alıp bırakmıyor.Bittiğinde “güzeldi” demek yetmiyor; insan bir süre sessiz kalmak istiyor.
Emeği geçen herkesin eline, aklına, cesaretine sağlık. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen, sahneden bu kadar “gerçek” gelen bir iş izlememiştim.
Cehennem Çiçeği / Kadro Pa