24 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Senin uygulamasından aldığımız biletle eşimle izlediğimiz kuşak çatışması görünümlü ülkemiz gerçeği oyun. Aynı oyuna dair 5 sene sonra tekrar ilettiğim yorumda farklılıklara odaklanmaya çalışacağım; - Daha öncekinde, açılışta ve kapanışta şarkı söylemini anımsamiyorum. Anne rolünü oynayan aktrisi daha önce de beğenmiştim ancak bu sefer resmen evrim geçirmiş gibi büyük oynadı.
- Ayrıca oturma düzeni anne, büyükanne ve torundu. Kocasının taklitleri bizleri gülmekten kırdı. - Kızı rolünün de önceki oyunda bu denli oyunun içinde olduğunu anımsamıyorum. - Büyükanne rolündeki hanımefendi de öncekinde daha beden hareketleri aktifti ve bu sefer olan yaşını bizlere olması gerektiği gibi teşbih eden bir yapı oldu - Arkadan gelen fon müziği gibi bir ses biraz repliklerini ezdi. - Bunun yanında oyun fit bir oyunken eklemeler ile sıkmaya başlar hale dönmüştür. (Gözümün önünden oyun bitmeden 5 çıkan kişiyi görünce bunu diyebiliyorum) - Ezcümle, daha önce 8 vermiştim bu sefer 8 plus veriyorum. Belirli yıllar araliklarıyla oyun izlemek tiyatronun hayatın aynası olduğunun en somut göstergesidir!
10 Nisan 2026 tarihinde Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde izlediğim ve sonrasında bir seyirci abimizin yorumundan esinlenerek kendimce “Kelebek gibi Uçan ve Arı gibi Sokan” şeklinde isimlendirdiğim oyun hakkında dikkatimi çeken noktalar şöyle:
Oyun, ortalama bir tempoyla başlayıp bu çizgide devam edecekmiş izlenimi veriyor. İlk yarım saat, beklentimi tam olarak karşılamadığı için konsantrasyonumun düştüğü ve hatta kısa bir süreliğine salondan çıkmayı düşündüğüm bir bölüm oldu. Bu sırada, ofiste kaybettiğimi sandığım gözlüğümün eşim tarafından bulunduğu haberini alınca keyfim yerine geldi ve oyunun geri kalanını izlemek için yeniden motive oldum.
Oyunun son bölümünde ise tempo belirgin şekilde yükseldi ve performans adeta zirveye taşındı. Bu kısım, eserin neden tek kişilik bir şehir tiyatrosu oyunu olarak sahnelendiğini anlamamızı sağlayan güçlü bir final sundu. Özellikle duygusal yönü baskın olan izleyiciler için daha etkileyici olabilecek bir anlatım tercih edilmiş.
Ezcümle; atadan dededen kalma kültürel miras sosuna bulanmış, yer yer nostaljik dokular barındıran bir oyun izledik. Ancak doğrudan efsanevi bir boksör hikâyesi bekleyen izleyiciler için bir miktar hayal kırıklığı yaratabilir.
Sen İstanbul'dan Daha Güzelsin / İstanbul Şehir Tiyatroları