Görebilmek, duyabilmek, yürüyebilmek … Ne kadar da önemsiz gelir insana. Bir gün gelir de bu yeteneklerden birisini kaybettiğinizde anlaşılır kıymeti. Düşünsenize hayatınızın sonuna kadar zifiri bir karanlıkta yaşadığınızı, sevdiğiniz hiçbir şeyi göremediğinizi ! Böyle yaşamak asla istemezdim diye düşündüğünüzü duyar gibiyim …
İşte görme engelli büyük ozanımız Aşık Veysel’in hayatını anlatan biyografik oyunda yukarıda anlattığım duyguları yoğun bir şekilde yaşıyorsunuz. Küçük yaşta karanlık bir dünyaya giriş yapan Aşık Veysel, bu karanlıktan yüreğinin güzelliği ve sevgi dolu hayat görüşü ile aydınlığa çıkıyor. Usta oyuncu Osman Nuri Ercan’ın hem Veysel’e fiziksel benzerliği hem de canlı olarak çaldığı saz ve söylediği deyişler oyuna güzellik katıyor. Arka planda gölge şeklinde oyunu destekleyen görüntülerin video çekim olmaması ve canlı oyuncular tarafından canlandırılması da oyunun diğer güçlü bir yönü. Dekor sade, 2 elma ağacı, çeşme ve tahta bir oturaktan oluşmakta. Oyun 1 perde ve 75 dakika. Bazı gereksiz bölümler çıkarılıp 1 saate indirgenmesi isabetli olurmuş diye düşünmekteyim.
Başta görme engelliler olmak üzere engelli izleyiciler, saz çalanlar, saz dinlemeyi sevenler, türkü sevenler, deyiş söyleyenler, şiir yazanlar, İNSANI SEVENLER bu oyunu çok sever ve muhakkak izlemeliler. Büyük usta “Veysel gider adı kalır, Dostlar beni hatırlasın !” demiş ya, Dostların seni hiç ama hiç unutmayacak…
Türk Tiyatrosundaki “Yerli yazar - Yerli oyun” eksikliğine destek veren, toplumumuzda sıkça karşılaştığımız “bizden” konuları ele almış, bir aile içi dram oyunu.
2 erkek kardeş babalarının eski bir mahalle arasındaki Kasap dükkanının bodrumunda buluşur. Anneleri önceden ölmüş, babaları ise yakınlarda ağır bir Kalp ameliyatı geçirmiştir. Kardeşler zıt karakterlere sahiptir. Eğitimleri, dini görüşleri, konuşma üslupları, olaylara ve hayata bakış açıları tamamen farklıdır. Büyük kardeş eşi ile boşanma aşamasında ve ciddi ekonomik sıkıntı içindedir. Hedefi babasının dükkanını satmaktır. Küçük kardeş ise öğretmendir ve abisinin bu planından habersizdir. Bodrumdaki eşyaları toplarken, geçmişlerinin sıkı bir muhasebesini yaparlar, kah gülerler kah hüzünlenirler. Ama oyunun finalinde açığa çıkacak olan inanılmaz ve sarsıcı gerçek tüm hayatlarını alt üst edecektir.
Tek perde ve 75 dakika süren oyunun girişteki gereksiz uzun kısmı biraz sıkıcı ve seyircinin oyunu anlamasını geciktiriyor. İlk 15-20 dakika kısaltılabilirmiş. Oyuncular Cem Arslan ve Utku Arslan son derece etkileyici bir performans sergiliyor. Gerçek hayatta da kardeş olmaları oyunun inandırıcılığını üst seviyeye çıkarıyor. Duygu geçişleri hızlı. Dekor bir Kasap dükkanının bodrumunu yansıtmakta. Işık ve Müzik desteği daha fazla olabilirmiş.
Toplumuzdaki Aileler içinde çokça yaşanan Miras paylaşımı, Anne Baba bakımı, kardeşler arası çekişme, sıkıntılı evlilikler ve ekonomik sıkıntılar gibi konuları son derece çarpıcı bir finalle anlatan bu oyunu izlemenizi önemle öneririm. Özellikle Yerli oyunlara ve tiyatro gruplarına destek açısından da bu oyunu izlemeniz değerlidir.
Aşık Veysel / Ankara Devlet Tiyatrosu