Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
9 Nisan izledim. Monologlar Müzesi'nin konseptinden çok keyif alıyorum ve bu 4.izlediğim oyun. Her birinden aşağı yukarı benzer mutlulukla ayrılıyorum. Bu oyun da oldukça sosyolojik bir boyutta incelenmesi mümkün olan pavyon kültürümüzün çapraz ilişkiler üzerinden işlendiği 5 mini oyundan oluşuyor. 5 oyunun hepsini size verilen sırayla izledikten sonra yerinizden ayrılmıyorsunuz; hikayenin çözümlenmesine de şahit oluyorsunuz.
Günlük yaşamımızdan bizi koparıp gerçekten bir pavyonun içinde olduğunuzu hissedeceksiniz (ses, ışık , yardımcı oyuncular ve genel atmosfer sebepli). Tüm oyuncular ve hatta yardımcı oyunuclar çok tatlıydı. Aklımda en çok kalan Sevda (oda 3) ve Emine (oda 2) oldu. Fiziksel şartlara takılmazsanız (her odada başka odadan ses duymak vs) seversiniz <3
10 Mart Moda Sahnesi'nde izledim. İçinde Nezaket ve Hakan Emre olduğu için biletleri birkaç ay önceden almak şart oluyor. Nezaket'in sanırım tüm oyunları izledim ve son aşamada geldiğim nokta kadın hep aynı oynuyor. Güzel oynuyor, farklı bir sahne enerjisi var evet ama birkaç oyun sonra farklı bir şey almak zorlaşıyor. Bunu da bildikleri için senaryonun gücüne verilen önem azalmış gibi düşünüyorum. Bu oyunu izlerken oyun boyunca genel olarak keyif aldım; biraz uzatılmış olsa da vasat üstündeydi. Fakat oyundan çıktığımda veya 20 gün sonra şu an bile oyunun bende bıraktığı bir iz maalesef yok. Otobiyografik ögeler olduğunu düşünüyorum, buna sadık kalınarak bir hhikaye verildi ama sanat anlamında güçlü bir iz'le ayrılamadım maalesef.. Hikaye 6.5/10 , performans 7.5/10 gibi özetle..
Monologlar Müzesi Pavyon