Duyulmayan ama kendini inatla duyurmaya çalışan kadın sesi için alternatif bir ifade yolu sunmaya çalışsa da bunu yaptıkça camekanla birlikte her an daha da nesneleşen ve içselliğini, öznelliğini kaybeden, zaten sonunda da büsbütün bilinçsizliğin, gizil güçlerin, doğal karmaşanın alanına düşüp kaybolan bir karakter izledim ben. Bununla birlikte uyanan bir his, üzerimde yarattığı herhangi bir etki yoktu açıkçası oyunun ama hava soğuktu mesela çok üşüdüğümü hissettim ve bu hissimin önüne geçebilecek bir temas kuramadım oyunla. Hayattaki problemleri tiyatroda bu kez bir ortam aracılığılya tekrar edebilmenin yollarını bulmak tiyatro teorileri için ya da tiyatronun kavramsal boyutu için heyecan verici olsa da, izleyici için pek öyle olmuyor. Aslında bu oyunda tam da kavramsal sanat galerisi gezerken düşündüklerimi düşünüp, oyından sanatsal anlamda etkilenmeden ayrıldım diyebilirim. ‘Yaratıcı fikirler ama o kadar.’
İçimizdeki Kizlandalı, Dila Yağcı profilini favorisine ekledi
19 saat önce