Salona adım attığınız anda sizi içine çeken, atmosferi güçlü ve özgün bir sahneleme ile karşılaşıyorsunuz. Kafes formundaki detaylı dekor ve “uyuyan köpekler” metaforuyla kurulan dünya, oyun boyunca yüksek tempoyla desteklenerek izleyiciyi sürekli diri tutuyor. Oyuncuların performansları oldukça etkileyici; özellikle iç çatışmalar ve ahlaki ikilemler üzerinden karakterlere kazandırdıkları derinlik dikkat çekiyor.
Oyun; alışılmışın dışında, çok katmanlı yapısıyla izleyiciyi hem duygusal hem de düşünsel anlamda zorlayan, sorgulamaya açık pek çok felsefi meseleye temas ediyor. Sahne dili ve görsel dünya bu yoğunluğu başarıyla yansıtıyor. Ancak metnin yer yer ağırlaşması nedeniyle özellikle orta bölümlerde kopmalar yaşanabiliyor; bu yüzden daha dinç bir zamanda izlenmesi daha iyi bir deneyim sağlayabilir. Finalin daha güçlü olması oyunun etkisini artırabilirmiş, yine de genel olarak etkileyici, derinlikli ve izlemeye değer bir yapım 7.5 / 10
Ebedi Barış / İstanbul Devlet Tiyatrosu