Toplumun geçmişiyle yüzleşmesini ele alan oyun, emekli bir gizli polisin yıllarca takip ettiği bir yazarla karşılaşmasını konu alıyor. İlk bakışta sıradan bir sohbet gibi başlayan hikâye, her cümlede geçmişin gölgelerini ve vicdanın ağırlığını giderek daha görünür kılıyor. Hem güldüren hem düşündüren ironik yapısıyla seyirciyi kahkahadan derin bir sessizliğe taşıyan, yıllardır kapalı gişe oynayan güçlü bir yapım.
Yetkin Dikinciler ve Bülent Emin Yarar’ın performanslarına değinmeden geçmek mümkün değil. Sadece bireysel oyunculuklarıyla değil, aralarındaki uyum ve sahnedeki muazzam enerjiyle de oyunu bambaşka bir boyuta taşıyorlar. Gerçeklik ve samimiyet duygusu, seyirciyi içine çekerek her sahnede kendini hissettiriyor.
On yılı aşkın süredir kapalı gişe oynuyor olması, oyunun her yönüyle ne kadar oturmuş ve doğal bir yapıya sahip olduğunu zaten kanıtlıyor. Metin, ince detaylarla ilerleyen etkileyici bir sistem eleştirisi sunuyor. Komedi unsurları ağırlıklı görünse de, oyuna yalnızca bu gözle bakanların tam anlamıyla bekledikleri tadı alamayabileceklerini düşünüyorum. Aile ilişkilerinden kişisel hesaplaşmalara uzanan geniş bir yelpazede düşündüren, keyifli ve nitelikli bir sanat eseri.
Oyuna giderken oldukça yüksek bir beklentiyle gitmiştim. Belki de bu yüzden, tam olarak hayal ettiğim etkiyi alamadığımı da belirtmeliyim. Yine de usta oyunculukların her tiyatrosever tarafından mutlaka izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. İzlemeye değer, kaliteli bir oyun; ancak benim için izlediğim en iyi oyunlardan biri olduğunu söyleyemem.
Puanım: 8.5 / 10
Üzerinde uzun süre düşünülmüş, ciddi prova sürecinden geçtiği ve yoğun emek harcandığı her hâlinden belli olan bir yapım. Bu nedenle öncelikle emeği geçen tüm ekibi tebrik etmek gerekir. Zamanın akıp gittiğini, yıllar içinde insanların değiştiğini ama bu coğrafyada yaşanan sorunların pek de değişmediğini güçlü bir şekilde hissettiren bir oyun izledik; dönemler farklı olsa da dertlerin
aynı kaldığını seyirciye net biçimde aktarıyor. “Keyifli vakit geçirtiyor mu?” sorusuna rahatlıkla evet dedirten bir çalışma. Oyunculuklar başarılı, reji yerli yerinde, sahne bütünlüğü ise oldukça iyi kurulmuş. Buna karşın oyunun süresi biraz uzun tutulmuş; daha kısa bir zaman diliminde aynı hikâye anlatılabilirmiş hissi oluşuyor. Ayrıca şarkılarda, vokal ile müzik arasındaki ses dengesinin daha iyi ayarlanması gerektiğini düşünüyorum; bazı sözler yeterince anlaşılmıyor. Süre göz önüne alındığında, kimi şarkıların da daha kısa icra edilmesi oyunun temposunu olumlu yönde etkileyebilirdi. Genel olarak beğendiğim, ancak geliştirmeye açık yönleri de bulunan bir yapım. Puanım: 7 / 10
Profesyonel / İstanbul Devlet Tiyatrosu