Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Öncelikle emeğinize sağlık. Oyunu hem Afife’de en başarılı oyun adayı olması hem de şiddetli tavsiyeler üzerine büyük bir beklentiyle izledim ama maalesef beklentimin altında kalan ve en başarılı oyun dalında aday olma sebebini çözemediğim bir oyun oldu. Öncelikle metin olarak biraz zayıf, sığ ve sıradan olduğunu söyleyebilirim. Metnin çok da büyük bir derdi yok ve
finali gerçekten başarısız. Oyunculuklar hususunda da çok başarılı diyemeyeceğim; bazı yöresel taklitlerin ve ağızların yer aldığı ama hiç de inandırıcı bulmadığım, amatör bir ekibin sahnedeki yansımasını andırıyordu. Sahnenin diğer ucunda alelacele bir iki kıyafet değişikliğiyle role girmeye çalışan iki oyuncunun uğraşı kusura bakmasınlar ama bana çok komik geldi. Sahne tasarımı ve dekorun ise neredeyse olmadığını söyleyebilirim ama elbette bu demek değildir ki oyun kötü; fakat evet bu oyuna balta vuran bir başka zayıf etken de bu olmuş. Oyunu sanırım çok beğenemeyen bir tek ben varmışım gibi hissetsem de ne yazık ki bu oyun bende sıradan ortalama bir oyun hissiyatından öteye geçemedi. 90’lar ve 2000’lerin başlarındaki öğrenim hayatına değinerek öğretmen-öğrenci ve çocuk-ebeveyn ilişkisini ciddi bir şekilde yanlış bir açıdan ele aldığını düşünüyorum bu metnin; tabii ki bu tür örnekler zamanında hayatımızda yok değildi, vardı ama böyle iki farklı hayatın daha gerçekçi ve vurucu olarak metne yansımasını beklerdim. Karakter geçişlerinin daha belirgin ve kuvvetli olmaması roldeki inandırıcılığın yitirilmesine sebep oluyor. Özel tiyatroların belki de bütçe sorunlarından kaynaklanan sebepler oyunu güzel bir oyun olacakken zayıflatmış. Metinde yer yer cesur bazı replikler hoşuma gitti. Ama artık şu Anadolu ve İstanbul karşıtlığı eskidi gitti. Gencecik bu oyuncularımızın yolları açık olsun. Çok da başarılı projelerde yer alacaklarından eminim.
İki Kapılı? / ondokuzotuz