Tek kişilik bir oyunda, seyirciye sahnede birden fazla karakter varmış hissini yaşatmak hiç de kolay değil. Ancak bu oyunda Quasimodo, Esmeralda ve Kral Charles, sanki sahneyi birlikte paylaşıyor ve yalnızca sıraları geldiğinde konuşuyorlarmış gibi bir etki yaratıyor. Oyuncunun bu karakterler arasındaki geçişleri ve sahne hâkimiyeti gerçekten takdire değer.
Bununla birlikte, Quasimodo’nun Tanrı’yla olan diyaloglarındaki üslubu pek inandırıcı bulmadım. Yaşadığı acılar karşısında Tanrı’ya isyan etmesi anlaşılır olsa da isyan ile laubalilik arasında ince ama önemli bir çizgi var. Kral Charles’ın karşısında korku ve çekingenlik gösteren Quasimodo’nun Tanrı’yla konuşurken böylesine rahat bir tavır sergilemesi, karakterin inandırıcılığını benim açımdan zayıflattı ve bazı sahnelerin dramatik etkisini azalttı.
Tanrı’nın sahnede fiziksel olarak temsil edilmesi yerine yalnızca dış ses olarak kullanılması, bana kalırsa çok daha etkileyici bir tercih olabilirdi. Böylece Quasimodo’nun iç hesaplaşması daha derinlikli işlenebilir, oyuncunun beden dili ve fiziksel tiyatro becerileri çok daha güçlü biçimde ön plana çıkabilirdi.
Başlangıçta Tanrı’ya isyan eden, sonunda ise kaderine teslim olan Quasimodo’nun yaşadığı dönüşüm, tüm bu eleştirilerime rağmen duygusunu seyirciye geçirmeyi başarıyor. Özellikle yalnızlığını, acılarını ve çaresizliğini hissettiren anlatımıyla akılda kalan bir oyun. Sahnelemeye dair farklı tercihlerim olsa da tek bir oyuncunun böylesine kalabalık bir karakter dünyası yaratabilmesi başlı başına takdiri hak ediyor.
Emeği geçen herkesin emeklerine sağlık.
Perde/kamera kullaniminin coklugu sebebi ile kendimi belgesel seyrediyormus gibi hissettim. Avrupa'nin/medeni ulkelerin iki yuzlulugunu oldukca iyi bir sekilde gozumuze sokmasi sebebi ile sevdim ben oyunu. En cok Abdul Gani'nin hikayesini sevdim. Onca emek sonunda, onun haklarini gozettiklerini one surerek kapi disi edilmesi icime dokundu :( Oyun bittigi icin spoiler derdi olmadan yaziyorum. O nakisi duzeltme kisminda gerim gerim gerildim, tiyatro oyunu oldugunu bilmeme ragmen. Ne yazik ki Modaevi ve Dantelcilerin hikayeleri cok yuzeysel islenmis, karakterlerin derinligi yoktu.
“Eski bir çeyiz sözleşmesini sahneye taşıma fikrini ilgi çekici buldum. Oyun başlamadan önce damadı canlandıran oyuncunun projenin nasıl ortaya çıktığını anlatması merak uyandıran güzel bir ön bilgilendirmeydi. Ancak bu girişin ardından başlayan asıl oyunda güçlü fikrin derinleşmediğini, anlatının yüzeyde kaldığını düşündüm. Sahnedeki olaylar ve duygular bende yeterince karşılık bulmadı. Ön bilgilendirmede oluşan merak ve beklentimin karşılığını sahnede bulamadığım için bilet ücretiyle yaşadığım deneyim arasında ciddi bir beklenti farkı hissettim. Emeklerine sağlık.”
Quasimodo - Notre Dame'ın Kamburu / Asmalı Sahne