Bu oyunun bir hikayesi olduğunu düşünmüyorum. Absürtlükler üzerine kurulmuş ve zamanın dolması için neredeyse doğaçlama ilerleyen bir sitcom'a benziyor. Gereksiz uzun sahneler ve hiçbir anlam taşımayan sözlerin yer aldığı bu oyunda tek beğendiğim şey oyuncuların ne olursa olsun gösterdikleri performans. Bu metin, bu hikaye, bu sahne gerçekten hiç ama hiç olmamış. Seyirciye kurallar anlatılıyor, zamanın dolması için bazı sahneler tekrarlanıyor vs vs. Oyunun sonunda kendime şunu sordum: Ben ne izledim?
Yani böyle bir oyunun bu puanı alması hiç inandırıcı değil. Metinde karakterlerin boyutlanmasına dair hiç bir şey yok. Oyuncularin ses nefes kullanımı bile yapay:) İstanbul gibi bir şehirde 1-2 saattimizi bu kadar heba edilmesine dayanamıyorum. Doğaç bey oyunun ayrıca yazarıymış.. Ne kadar kolay yazarım demek. Hadi yazdınız bir skeç - cunku bu bir oyun degil- bari oyunculuk iyi olsun.. Dekor inanilmaz iyidi. Oyunculuk ne kadar kötüyse dekor o kadar iyi. Neyse iyi seyirler.
Açıkçası oyun hakkında yapılmış bazı yorumlar beni oldukça şaşırttı, çünkü oyun akmıyor. Tempo düşük , sanki es verilmemişte oyuncular sözlerini unutmuş gibi uzuyor.
Evet dekor güzel, oyunculuklar oldukça başarılı ama metin boşluklarla dolu. Hikaye derinliklere inmiyor, bir abi kardeş yüzleşmesi var ama yüzeysel. Bir yükselme anı bekliyorsunuz oyunda , şimdi diyorsunuz çok vurucu bir sahne olacak ,olmalı yani, ama yok. Konu çok vurucu , güzel bir şekilde aktarılsa sizi derinden yaralayacak ama işte yüzeysel kaldığı için içselleştiremiyorsunuz.
Eşik /