-
Beklentiyle gitmedim, totalde keyif aldım. Boa sahnede izledim, yere oturdukları sahnelerde duymakta ve görmekte zorlandım.
-
Oyun başladığı andan itibaren beni tam anlamıyla içine alamadı, kaçırdığım replikler oldu, oyunu yakalamaya çalışırken sıkıldığım ve yorulduğum oldu... Afife Jale'nin biyografisine hakim olmadan izledim, bazı yerlerde dağıldım. Refika'nın Afife'ye aşkı yürek hoplattı -kurgu mu bilemiyorum- :)
Müthiş bir görsel şölendi, izlerken; kostümler, ışık, prodüksiyon, koreografi hepsi beni büyüledi, 'büyük bir iş bu' dedirtti.
Maxim sahnesini - hikayeyi doldurmasa da- izlemek büyük zevkti!
Oyun uzundu, izlemek zorlamadı.
Oyunculuklar müthişti.
Kamera ile ekrana yansıtılan sahneler sayesinde oyuncuların yüzlerini seçebildim, sahneye uzaktım, imkanınız varsa olabildiğince yakından izleyin...
Müzikler lezizdi, tekrar tekrar dinlemek istiyorum :)
Her şeye rağmen 8/10 alır benden, alkışınız bol olsun!
-
Benim izlediğim temsille mi ilgiliydi bilmiyorum ama ses çok kötüydü, oyuncuların ne dediğini anlamakta zorlandım. Sadece ses sistemi ile ilgili de değil sanırım, ermeni şivesinin yarattığı bir etkiyle tüm oyuncular tiz sesle konuşuyor. Zaten oldukça karmaşık olan sahnelemelerde nereyi izleyeceğimizi takip edemiyoruz söylenenler de anlaşılmayınca iyice kakafoniye dönüyor.
Demet evgarı izlemek harika, ama onun bile performansını parlatamamış oyun. Bunda sahnedeki karmaşanın etkisi büyük bence. Daha önce aşık shakespearede de benzer bir şey hissetmiştim. O oyunda komedi kuvvetli olduğu için ve danslar da çok daha etkileyici olduğu için biraz daha izlenebilir olmuştu benim için. Burada duygu yoğunluğu daha fazla olmalı gibi hareket edilmiş, ben öyle hissettim ya da ama o konuda da çok başarılı olduğunu söyleyemem. Sahnede bir şeyler yaşanıyor olabilir ama seyirciye tesir etmiyor.
Gelelim metne, büyük prodüksiyonların metinle ilgilenmeyip sadece şov odaklı olması artık biraz rahatsız edici olmaya başladı. Yani böyle büyük bir işin nasıl bu kadar zayıf bir metni olabilir? Afife dışında karakter diyebileceğimiz biri yok. Başka işlerden bildiğim bir sürü oyuncu sahnede sadece birkaç “olmasa da olur” diyeceğimiz cinsten replik söylüyor. Bu kadar yetenekli oyunculara alan açılmaması da üzdü açıkçası.
-
Afife Jale, Türk tiyatro tarihinde çok önemli bir yeri bulunan, ismine tiyatro ödüllerinin düzenlendiği çok büyük bir isim. Afife, dramatik hayat öyküsüyle geçmişte de çok sayıda projeye konu oldu. Türkiye'nin en başarılı oyuncularından Demet Evgar'ın yeteneğini konuşturduğu eser için müzikal değil "müzikli oyun" demek daha doğru olur. Zira müzikal olacak ölçüde müzikle anlatım bu oyunda yok. Sezen Aksu'nun da imza attığı, Tuluğ Tırpan'ın müziklerini hazırladığı Afife, mevcut müzikli sahneleriyle oldukça dikkat çekiyor.
Oyunun metnine gelecek olursak Afife Jale'nin hayat öyküsünü biraz bölük pörçük anlattığını söyleyebiliriz. Daha derli toplu anlatım ile izlemek daha ilgi çekici olabilirdi. Zira flashbacklerle geriye dönüşler çok iyi oturtulmadığı için özellikle Afife'nin hayatına çok aşina olmayanlarda kafa karışıklığı yaratacak kopukluklar var. Artı Afife'nin hayatında çok önemli yeri bulunan ünlü besteci eşi Selahattin Pınar ile olan ilişkisinin de öyküde mutlaka yer alması gerektiğine inanıyorum. Afife'nin doktorunun baş ağrısı için yazdığı morfinle beraber uyuşturucu bağımlısı olduğunu biliyoruz. Öyküye yerleştirilen kurgusal bir sevgili ile uyuşturucuya alıştığını izliyoruz. Tarihte böyle bir şey olmadığını biliyoruz.
Oyuncuların performansına gelecek olursak esere kanıyla, canıyla emek veren Demet Evgar'ın çok başarılı olduğu bir gerçek. Ancak bir o kadar da birkaç rolde izlediğimiz Necip Memili, oynadığı her sahneye adeta damga vuruyor. Gerçekten çok beğendim. Ayrıca ekip çalışması olarak da Afife iyi bir eser.
Tek bir dekorla yaklaşık iki saat süren Afife için birkaç dekor değişikliği yapılsa hazır bu kadar masraf yapılmışken daha şık olabilirdi. Bunun dışında uzun süredir merakla beklenen bu eser, oyuncu performansları, müzikler ve teknik ekibin titiz çalışmasıyla bekleneni yüksek ölçüde veriyor. Metnin biraz daha derli toplu olması halinde eksiksiz bir yapıt olabilirdi. Emek veren herkese tebrikler.
-
Herkesin Bildiği Sırlar / D22