İBB Şehir Tiyatrolarının bu sene repertuvarına aldığı harika bir oyun. Zaten usta bir yazarın metnine dayanan Köpek kalbi, yarattığı atmosfer, oyunculuk, kara mizah öğelerinin harika kullanımı, dekor vb her anlamda öne çıkıyor. Oyun, gerilimi ve gizemi veriyor. Çok başarılı ve rollerine tam oturmuş oyunculuklar görüyoruz. Başrolde Caner Çandarlı, köpek rolünde de (ki kostüm de gayet başarılı ve ikna edici), yarı köpek yarı insan rolünde de büyük bir oyunculuk performansı sergiliyor. Çok zor bir işi başarıyor. Bundan iyi olamazdı. Kostüm ve dekorlara da çok özenilmiş. Ayakta alkışlanan ve muhtemelen sahnede kaldığı süre boyunca her finalde tüm seyirci tarafından ayakta alkışlanan bir oyun olacaktır. Oyun baskı ortamında rejimi dolaylı yoldan eleştirdiği için zekice alegorilerle dolu. Bunları oyun sonunda düşünsel olarak iyice ele almak gerekiyor. Oyun sonu da kendisini düşündürten bir oyun izledik. Zaten kitabı okuyanlar buna daha da vakıftır. Bu tür düşünsel pay bırakan, herşeyi paket halinde klişe sahnelerle vermeyen oyunları ayrıca değerli buluyorum. Bu oyunun seçilmiş olmasına ayrıca değinmek gerekir. Sonuçta bu Sovyetler birliği ve totaliter yapı eleştirisi. Görece muhalif kimliklerin yakın olduğu bir ideolojinin eleştirildiği metnin oynanması düşünsel çoğulculuk açısından çok değerli. Böyle bir tutum, devlet tiyatrolarından ziyade İBB Şehir Tiyatrolarında görülebilirdi zaten. Seyir zevki sahibi kişiler için hiç de haddinden uzun bir oyun değil ayrıca. Çünkü saate bakma hissi yaşamadan akıp gidiyorsunuz. Dolayısıyla 9 ve ya 10’dan başka bir puanı hak etmeyen, uzun yıllar repertuvarda kalması gereken bir oyun. Emeği geçen herkese tek tek teşekkür etmek lazım. Yönetmen de genç bir yetenek olarak çok iyi bir iş çıkarmış. Ki kendisini Cadı Kazanındaki harika oyunculuğuyla tanıyoruz.
Dün Muhsin Ertuğrul sahnesinde izledim. Dekor ışık kostüm oyunculuklar hepsi çok iyidi. Son zamanlarda izlediğim en iyi oyundu.
Köpek Kalbi / İstanbul Şehir Tiyatroları