Ah nasıl bayıldım, nasıl anlatamam. Bence 30-35 yaş bandında, yaş alırken ebeveynler, aile ilişkileri giderek daha anlamlanır hale gelirken bu metinler okları seyirciye daha çok çeviriyor. Karakter geçişlerini çok severek izledim, özellikle mimiklere hakim izlemek için ön sıralardan izlenmesini tavsiye edebilirim. Bir yandan kahhakalarla gülerken, iki saniye sonra duygu seline düştüm; özetle oyunu "gözlerim dolu dolu gülerek"izledim.
Düm de re lâ dir nâ tene dir nâ tene dir ney..
Sokak, cadde, semt isimlerinin nereden geldiğine dair merakım çoktur. Bir benzeri merak duygusunu da oyun isimlerinde yaşıyorum ki izleyince cevabımı ama yazarla eş düşüncede ama kendi yorumumla almış oluyorum. Bu oyunda, Klasik Türk Müziği'nin alametifarikalarından "terennüm" ile nasıl bir bağ kurulmuştur, oyun ona o oyuna nasıl bir anlam yükledi sorularıyla girdim salona.
Dekoru görünce, "50 sene öncesine mi gideceğiz yoksa konunun geçtiği yer 50 senedir aynı eşyalardan oluşan bir ev mi?" soruları eklendi öncekilere.
Pek çok manada "git-gel"li, sürekli geçişleri olan oyunda sahnede iki müthiş oyuncu var: Bir dede ve torunu, derken yumuşak ama ani bir geçişle aynı oyunculardan bir babaanne ve torun çıkıyor. 1971-2021 yıllarının sokağa çıkma yasakları temelinde, hepsi birbiriyle bağlantılı bir aile hikayesi izliyoruz. Bu anlatımın içine serpiştirilen dönem donelerini (Boğaziçi Köprüsü'nün yapımı, babaannenin R'leri, günümüz 65 ın Facebook tercihi vb), dramatik anlarda gözleri nemlenen seyirciyi aniden güldüren manevraları çok sevdim.
Oyuncular sahnenin görünen yüzü. Hele de böyle kuşaklar arası seri rol geçişlerini ustalıkla ve lezzetle yapıyor olmalarını takdir etmeyip de ne yapayım? Ama tabi ki bununla yetinemem: Tek perde 70 dk süren oyunda metnin matematiği, "eski insanlar"ın o incelikli hali, oyuna nüfuz etmiş musiki, tarafların birbirine sabır ve saygısı gibi pek çok sevilesi şey var.
Bazı anların, oyunu bir an için dondurduğu, ritmi askıya aldığını düşündüm. Bu bilinçli bir tercih olabilir. Değilse de oyun oturdukça kendini bulacaktır.
Çıkışta bizi içi fındık dolu bardaklar bekliyordu. Neden mi? Bizce anlamı malum. Siz, hem çok iyi bir oyun izlemek hem de baştakiler de dahil tüm soruların cevabını bulmak için oyuna gitmelisiniz:)
Bu akşam prömiyerini yapan oyunun ömrü uzun alkışı bol olsun. Emek sahiplerine alkışlar.
Düm de re lâ dir nâ tene dir nâ tene dir ney...
Bir Terennüm: Zamanda yolculuk gibi bir oyun… Oyuncuların 1970’ler ve 2021 yıllarındaki halleri ayrı ayrı çok tatlıydı. İki zaman dilimi arasındaki bağlantı o kadar etkileyiciydi ki, sahneler arasındaki geçişleri hayranlıkla izledim. Oyuncuların postürleri, ses tonları, enerjileri… Her detay o dönemin ruhunu hissettirdi. Şarkılar ve sesler muhteşemdi, hala kulağımda! Özellikle bir fotoğraf sahnesi var ki :) hatırladıkça tebessüm edeceğim. Oyunun süresi gayet yeterliydi. Hikaye, oyunculuklar ve yıllar arasındaki geçişleri abajur ışıklarıyla vermeleri gibi ince detaylar müthişti. Sahne ekibini de ayrıca tebrik ederim! Tüm ekibin emeğine sağlık. Şunu da eklemeyelim ki “döndüm şaşkına” şarkısını çok çok eğlenceliydi, dilime dolandı 😊 Çok naif, hatıralara dokunan bir oyundu, herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum 🎭✨
Bir Terennüm / Orchestra Theatre