Bir kadının evrimi nasıl sessiz sessiz ama çok etkili bir şekilde anlatılır sorusunun cevabıydı bugün izlediğim pandomim.
Hiç canlı pandomim izlememiştim, benim için bir ilk oldu. Öyle etkileyici bir ilk oldu ki hem de!
Havva’dan başlayan günümüze kadar gelen ‘Kadın’ın hikayesi. İlkel çağlarda avcılık yaparken eline bebeği verilen, yavaş yavaş ona görevler tanımlanırken susturulan, üzerinde her hakkın olduğu sanılan ve engellenen bir döneme geçişi sessiz sessiz, sadece hareketleriyle öyle güzel anlattı ki Tuğba Eskicioğlu! Arkadaki müzikle olan ahengi, perdeye yansıtılan görüntüyle uyumu… Muhteşem ve bir o kadar da etkileyici bir performans izledim.
Bir şeylerin konuşmadan da anlatılabileceğini öğrendim.
Unutulmaması gereken isim ve olayları hatırlattılar. Konumuz kadın olduğunda zaten tüyler diken diken oluyor. 40 dakikalık her anı dopdolu bir gösteri.
Seçilen kostümlerden, müziğe, arka plana yansıtılan görüntülere kadar her şey uyum içindeydi.
Çok da uzatmadan herkesin muttlaka ama mutlaka izlemesi gerektiğini düşünüyorum.
Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık ekip! Çok güzel bir iş olmuş, her geçen gün izleyenlerin sayısının artması dileğimle
Vay be böyle de bişey yapılabiliniyormuş dedirten bir oyun …bu kadar sessiz ama aynı zamanda ruhun da çığlık attıran bir sahne sanatı wow…
Emeği geçen herkese çok teşekkürler…
Sağolun varolun saygılar …
İnanılmaz muhteşem..bir cümle bir kelime etmeden sanatçı hanımefendi bedeniyle tüm ruhuyla oynadı ve bunu son derece an an bize hissettirdi..Işıklarla seslerle müzikle bütünleşti bir saniye evet bir saniye teklemedi yüzü gözleri kolları elleri bedeni nefesi tabiri caizse saç dipleriyle bile oynadı ya…onlarca ödülü hakediyor tüm salonlarda full oynaması gerekiyor.. her zaman yazarım son 10 yıldır tiyatroyu mahvetmeye çalışıyorlar özellikle bir iki tane ünlü alıp ya eski oyunları ya çalakalem etkisiz oyunları sırf millet ünlü görmeye gelir diye ticarete dökerek yapmaya başladılar bu tiyatroya ihanet kaldıki bizim millette ki bunlar arasında sözde bilmiş çoğu üni mezunu işi gücü mevkisi olan tipler foto çekinmeye ünlü görmeye sırf ben o oyuna gittim demeye bayılıyorlar ve bu çarkın bile isteye diplomaları değil de zeka düzeyleri gereği bu çarkın parçası olmuşlar… şahsen eğer SİLÜET oyunu Türkiye de gişe rekoru kıran eserler arasında olmazsa bu Türk tiyatrosuna ihanet olur…
Oyunu İzmir Kültürpark açıkhava sahnesinde izledim. 2800 kişilik sahnede ortalama bir bilet sınıfından dahi oyuncuyu görmek zor. Böyle mekanlar tiyatroya uygun değil. Oyuncuların ne yüzü görünüyor ne de jest-mimikleri. Oyun ekibi ve teknik kadro bunu bilerek bu sahnede temsil veriyorsa seyirciyi çok da umursamıyorlar demektir. 2800 bilet satmak için sanatı ve sanatçıyı kullanmaktır bu, istismardır. Şener şen oynuyor nasıl olsa diyerek seyircinin tıpış tıpış gideceğini biliyorlar.
Üstelik oyun 10 dakika geç başlıyor. Ve iki perde arasında 20 dakika süre oluyor. Bu durum, 2 saatlik oyunun 30 dakikasında seyircinin sandalyesinde boş boş oturması demek. İzleyicisine saygı duyan ekipte bunu göremezsiniz.
Oyunun sanatsal yönünü değerlendirmeye gerek duymuyorum böyle bir durumda.
Özetle: Şener şen oynuyor diye gitmemize gerek yok, Şener şen’i görünce hacı olmuyoruz. Böyle sanatçıları bazen dizi ve filmlerden hatırlamak daha kıymetli.
Silüet / Pat Atölye