Çiço - Kolektif Rar
Yine yeni bir ekip ve bir ilk oyun. Oyun yıllar sonra doğup büyüdüğü evine gidip, çocukluğunun anıları arasında kaybolan Can'ın hikayesini anlatıyor.
Can'ın geçmişi gözünde -bizim de gözümüzde- canlanırken, sanki bizim tanıklığımızda geçmişiyle hesaplaşıyor, o günleri bizimle birlikte temize çekiyor.
Etnik kimliğini inkar eden bir baba, kendini babasına göstermeye, sesini ona duyurmaya çalışan bir çocuk ve ikisi arasında kalan bir kadın, anne.
Yıllar sonra Can anılarına uzaktan bakarken; sadece babasıyla yaşadığı kuşak çatışmasını değil, 1980 Türkiyesinde, babasının kimliğiyle yaşadığı çatışmayı, ailenin yaşadığı aidiyet sorununu, anne ve babası arasındaki kültür farklılıklarını da sorguluyor, yaşananların kendi üzerinde bıraktığı etkinin de izini sürüyor.
Can'ı ve anılardaki baba karakterini canlandıran Özcan Ateş aynı zamanda oyunun da yazarı. Derdini dolandırmadan, gayet yalın bir dille anlatan metin yönetmen Hilal Attar tarafından başarıyla sahneye taşınmış. Sahne geçişleri çok iyi kotarılmış. Can Kılınç'ın ışık tasarımıyla geçmiş ve bugün ayrımı net bir şekilde yapılmış.
Özcan Ateş'in yanı sıra, Can'ın çocukluğunu oynayan Bedirhan Avcı ve anne rolünde Sena Mollaahmetoğlu'nu da çok başarılı buldum. Özellikle anne karakterinin söz söylemeden, mimikleriyle oynadığı sahneleri izlemekten büyük keyif aldım.
Ayrıca oyun içinde kullanılan video görüntülerinin oyuna derinlik kazandırdığını da söylemek isterim.
Çiço 50 dakikalık süresinde derdini derli, toplu bir şekilde, başarıyla seyirciye aktardı.
Yeni ekiplerin ilk oyunlarını hiç bir beklentiye girmeden izlemeye giderim. Beklentisiz gittiğim oyundan iyi bir iş izlemenin keyfiyle ayrıldım.
Çiço / Kolektif Rar