Yabancı metin yazarlarının işlediği güncel konuların bizim kültürel değerlerimizle çok fazla uyuşmaması nedeniyle özellikle Batı kültürü kaynaklı oyunların uyarlamasında hikaye seyirciye ulaşmayıp havada kalabiliyor. İşte bu hikaye öyle değil... Belki de sosyal medyanın toplumları hızla tek tipleştirmesiyle ilgilidir ki karakterler Jordi ve Anna isminde değil de Türkçe olsaydı hiç yadırganmazdı.
Oyun bir yüzme havuzunun personele ait soyunma odasında geçiyor. Biri havalı diğeri sıkıcı olan iki yüzme antrenörü ve onların nemrut müdiresi arasındaki ilişki, bir velinin havalı antrenör Jordi'nin öğrencisiyle olan ilişkisinde göreceli sınır aşımını şikayet etmesi ve bunu spekülasyona dönüştürerek birbirlerini uzun süredir tanıyan bu üç insan arasında aniden derin bir kuşkuya yol açmasıyla başlıyor. Antrenörün sosyal medyada adının çıkması, onu öğrenciler ile ilişkiler konusunda uyaran antrenör arkadaşının artan şüphesi ve sorumluluğun yükünü taşımak durumunda olan Anna'nın sorgulamaları havalı antrenörümüzün bu somut olmayan ve kendini ne yaparak aklayacağını bilemediği suçlamalardan dolayı bunalıma girmesiyle sonuçlanıyor.
Dekor sade ve güçlü. Üç tane boy aynası var ve bu şekilde dört ayrı açıdan oyuncuları görebiliyoruz. Jordi'nin Anna'ya meydan okumasında bornozunu açması sırasında ben gerildim, hem de iki defa. Oyun içinde zamanda ileri ve geri hareketler var, bu da farklılık getirmiş oyuna ve yerinde kullanılmış. Sahnelerin birbiri üzerine örtüşmesi ustaca yapılmış.
Oyunculuklar güzeldi. Erdem Kaynarca karakteri tüm “çıplaklığıyla” ustaca sergileyerek bu oyunu da sırtlamış. Fantezi sahnesi sırasında salondan yükselen tiksinme ifadelerine rağmen ben o sahneyi de pek beğendim, güzel bir performanstı.
Oyun olayların nasıl sonuçlandığını, Jordi'nin masum mu olduğunu veya cinsel yönelimini açıklamıyor, yoruma bırakıyor. Perde Jordi'nin çaresizlik içinde ağlamaya başlamasıyla kapanıyor ve Erdem Kaynarca'nın yansıttığı o duygu durumuna bakılırsa benim yorumuma göre antrenörümüz gerçekten masum.
Son söz; emeği geçenlere teşekkür eder, bol seyircisi olsun diler ve okuyan herkese tavsiye ederim.
Arşimet Prensibi / Tiyatro Dokuz