Maryam Şahinyan’ın siyah-beyaz arşivinden süzülen bir atmosfer var sahnede. Beden çeşitliliği ve sahnedeki beden kullanımı o kadar etkileyiciydi ki, ilk başta erkek oyuncuları kadın oyuncu sandım. Bu farkındalık, oyunun estetiğine ve anlatısına ayrı bir katman katıyor.
Alışılmış tiyatro anlayışının dışında, farklı bir seyir zevki sunan özgün bir deneyim. Baştan sona gerçek bir görsel şölen. Bu dili mutlaka yaşamalısınız.
Hasta Diyaloglar: Alo adlı oyun, dijital dünyada terkedilmiş üç sosyal medya profilinin varoluşlarını, kimliklerini bulma çabaları üzerinden insanın dijital ortamda kendini arayışını derinlemesine ele alıyor. Profil sahiplerinin unutulmuş varlıkları, dijital yalnızlık ve iletişim eksiklikleriyle karşı karşıya kaldıkları anlarda, bir kadın sesine ulaşma arzusu öne çıkıyor. Bu arzu, oyunun temel felsefesine mükemmel bir şekilde işliyor. Kadın sesine duyulan özlem, yalnızlık, iletişim ve insan olmanın anlamı üzerine düşündüren katmanlı bir hikaye yaratıyor. Yönetmenin zekice kullandığı semboller ve sahne düzenlemeleri, dijital dünyanın soğukluğunda kaybolan içsel boşluğu izleyiciye fazlasıyla hissettiriyor. Karakterlerin varlıklarını kanıtlamak için verdikleri mücadele, hem duygusal hem de felsefi anlamda güçlü bir etki bırakıyor. Oyun boyunca izleyici, dijital dünyadaki yalnızlığın ve iletişimsizliğin insan ruhu üzerindeki etkilerini sorgularken, aynı zamanda varoluşun anlamını da derinlemesine düşünüyor. Beklenen çağrının sonunda ise, çözüm hem beklenmedik hem de derin anlamlarla dolu. Hasta Diyaloglar Alo, izleyiciyi hem duygusal hem de zihinsel bir yolculuğa çıkaran harika bir yapım. Oyun, sadece dijital dünyanın yalnızlık ve varoluş sorgulamalarını işlemiyor; aynı zamanda cinsiyet eleştirilerini de ustaca bir komedi unsuru ile sunuyor. Cinsiyet normları ve toplumsal roller üzerine yapılan derin eleştiriler, izleyiciyi güldürürken aynı zamanda düşündürüyor. Bu denge, oyunun hem eğlenceli hem de sorgulayıcı bir yapım olmasını sağlıyor. Kadın figürüne dair yapılan eleştiriler, hiç beklenmedik anlarda mizahi bir şekilde işlenerek izleyiciye rahatlatıcı bir perspektif sunuyor. Mizahın, ciddi ve derin toplumsal konuları dile getirmek için nasıl etkili bir araç olabileceğini görmek gerçekten değerliydi. Yazarın bu ince ve zekice yaklaşımı, oyunun sadece eğlenceli değil, aynı zamanda anlam yüklü olmasını sağlıyor. Bu dengeyi çok başarılı buldum, çünkü komedi, izleyiciyi önemli toplumsal meselelere daha açık bir şekilde yönlendirebiliyor. Gerçekten unutulmaz bir tiyatro deneyimi sundular. Bir kere daha seyretmek istediğim bir oyun oldu.
Bozmayın Çekiyorum / kumbaracı50