Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
İlk yarıda Mısra karakterinin ürkütücü ve rahatsız edici hareketleri nedeniyle oyunun içine bir türlü giremedim. Bu ürkütücülük oyunun içinde olması gerekiyor gibi de değildi. Çünkü Piraye ona şefkat ile yaklaşırken ben bir türlü empati kurmayı başaramadım. Sevilesi gösterilen Mısra'yı sevemediğim için de ben buraya ait değilim hissini yaşadım. Ancak ikinci yarıdan sonra hem oyunun akışı hızlandı ve ilginçleşti hem de (Mısra artık bir insanla etkileşime geçtiği için midir bilmem) artık Mısra karakterinin oyunculuğu gözüme batmamaya başladı. Tabii ki anlıyorum yetişkin bedeninde yaşayan, insanlığı sadece izleyerek öğrenen ama anlayamayan yalnız bir karakteri yansıtmak zor bir iş. Ama hissetmem gereken acıma duygusunu oyunun sonlarına kadar maalesef hissedemedim, çünkü rahatsızlık unsuru hep daha ön plandaydı. Divandan sonra gelişen her şey ise tek kelimeyle harikaydı.
Eklemek istiyorum, bir türlü buluşamayan tenlerinin vedalaşırken bir özlemle buluşması çok tatlı bir detaydı.
Şairler Mezarlığı / A.H.E.N.K