Hem metne hem de "oyun" tanımına alternatif bir yaklaşım sergilemelerini takdir etmek ile birlikte; izleyiciden çok oyuncuların kendileri için oynadığı bir oyunmuş hissini verdi.
Hikaye içindeki hikaye anlatımı birbirinden kopuk hissettirdi. Üzülerek, oyunun büyük bir kısmını "Eee? Ne anlamı var şimdi bunun?" diyerek geçirdim.
Oyunun iddia ettigi hicbirseyi gerceklestiremedigini dusunuyorum... oyun metnin en klise yerlerinden aktarilmis ve kısır bir feminizm anlatisi ile kadinlik×erkeklik catismasini metnin sahip oldugu humor ve gucten yoksun cok yuzeysel bir sekilde sahnelemis. Deneysel yanları, oyuncu/rol yapmak/seyirci/ izlenmek tum bunlara iliskin denemelerse bu catismayi sahnede gercek kilmayi basaramayan yine "canlandirma" hissi veren bu anlamda bu iddiasini da gerceklestirememiş bir oyundu benim icin. Iyi oyunculuklarindan bahsedilebilecek oyuncular vardi (2 kisi bence) ancak iyi bir oyunculuktan cok kotu yonetmenlik ve kreasyondan olusan bir sahneyi izledigimi dusunuyorum.
Yıllardır BBT'yi takip ederim, bu ekibin bu kadar vasat altı bir oyun çıkardığına inanmak istemiyorum. Terör, Kazanova, Ver Parayı, Cıngıllı gibi kaliteli oyunlara imza atmış olan Bakırköy Belediye Tiyatroları, dümdüz ve çok bilindik bir metin olan Lysistrata'yı farklı kılıp modern bir yorum katacağız diye parça pinçik etmiş. "Lysistrata: Bir Yönetmenin Acayip Fantazisi" olmuş bu oyun. Konuyu bilmeyen, karakter isimlerine aşina olmayan kişiler asla hiçbir şey anlamaz. Onu da geçtim, biz neden oyuncuların çocuksu hallerini tiyatro adı altında izlemek durumundaydık, asıl ona anlam veremedim.
İzleyecekler için kesin bilgi: Oyun Lysistrata değil. Lysistrata oyununu çıkarmaya çalışan bir tiyatro grubunun oyunu çıkarırkenki hallerinden bir derleme. (Yazan Aristophanes değil yani)
Oyundaki oyuncuları şükür ki başka başka işlerde izlemişliğim var. Hepsine saygım sonsuz ama bu oyun malesef "ııh!"
Lysistrata'yı oynayan Elif Ürse'yi Allah'tan "Şehirde Kimse Yokken" oyununda izlemiştim. Ne güzel bir hikaye anlatıcısıydı orada...
Diğer oyuncuları da İstanbul'u Satıyorum, Ver Parayı, Kazanova gibi oyunlardan hatırlıyorum. Hepsi çok çok iyi oyuncular, ama bu oyun olmamış.
Bir de yönetmene bir bilgi: Her tiyatro izleyicisi gerçek bir sosyal değildir. Herkes, herkesin içinde kendisine soru sorulduğunda, yanına gidildiğinde konuşamayabilir. Sosyal Anksiyetesi olan insanlar için bu çok zor vir durumdur. Gerçekte total seyircinin oyuna dahil edilmeye çalışılması sadece tiyatro festivalinde karşılığını bulabilir.
Üzgünüm BBT, bu sefer olmadı...
Son Not: Bu yıl İstanbul Devlet Tiyatrosu "modern" bir yorumla Lysistrata oynuyor. Hem de ne oynuyor! Onu yakalayın derim.
Flu Lysistrata / Bakırköy Belediye Tiyatroları