Çok iyi bir hikaye ve çok iyi oyunculuk. Son derece sıradışı bir hikâye üzerinden eğitim sistemi, insanlar ve sistem tarafından sıradışı olan kişinin nasıl yok edildiği işleniyor. Küçük sahnede oyunculuğu daha da iyi hissediyorsunuz. Bir noktada Özgür hanım rol gereği sinirlendi ama o kadar iyiydi ki gerçekten sinirlendi. Herhalde rolüne iyi yapmak için o an kendini gerçekten sinirlendiren bir şey düşünüyor ve rolü yaşıyor.
Konu sizi sarsacak.. Bayağı - bayağı sorguluyorsunuz oyunu, duyduklarınızı. Oyunculuk müthiş. Zaten sizde jüri koltuğunda gibisiniz. Çok yakın mesafeden takip ediyorsunuz tüm olanları.
Fuaye alanında oyunu beklerken çocukların okul çalışmaları ve çocuk sesleri yer alıyor.Tam bir okula girmişsiniz gibi çok güzel düşünülmüş ve oldukça mutlu edici.Oyun ve oyunculuklar çok güzeldi tüm ekibi tebrik ediyorum yolu açık alkışı bol olsun.Özge hanımı en son 2018 de izlemiştik,bu rolde ona çok yakışmış ve hakkını yine o kadar güzel vermiş.Ben hiç hayvan beslemedim o yüzden o hissiyatı bilmiyorum.Spoiler vermek gibi olmasın ama duygu bile o kadar güzel geçti ki yürekten kutluyorum.Ersin bey de oyundaydı beraber izledik.Oyun sonu duyarsız insanların fütursuzca çekim yapmalarını oyun bitiminde dile getirdi.Çok iyi oldu bunu duymak.Maalesef gittiği yerin adabını bilmeyen bir sürü insanla yaşıyoruz ne yazık ki.Tüm ekibi tebrik ediyorum emeğinize sağlık 👏👏👏👏🌸
Çocuğuna TANRI gibi tapan, her dediğini yaparak şımartan, kusurlarını göremeyen, gördüğünde örtbas etmeye çalışan YENİ NESİL ebeveynleri ve Eğitim sisteminin bu tip sorunlarda ki yetersizliğini ağır şekilde eleştiren, çok başarılı ve sürükleyici bir Ersin Umulu rejisi.
Tek perde ve 85 dakika süren oyunu seyirciler soluksuz izliyor. Çünkü konu hemen hemen herkesin şu an çevresinde yaşadığı sorunları dile getiriyor. 11 yaşındaki çocuğu okuldan 5 gün uzaklaştırma cezası alan bir Edebiyat Profesörü kadın, konuyu konuşmak üzere cezayı veren Öğretmeni görmeye gelir. Veli Öğretmen görüşmesi ilerledikçe inanılmaz ve çok acı gerçekler su yüzüne çıkacaktır. Annesinin gözünde dahiyane bir şair olan çocuk mu haklıdır yoksa çocuğu psikolojik sorunlara sahip bir psikopat gören Öğretmeni mi haklıdır?
Oyuncular Özge Özder ve Özgür Kaymak oyunu çok iyi özümsemişler. Konsept gereği sık sık seyircilerin yanına gelip oturmaları, seyircinin de oyuna tam katılımını sağlıyor. O kadar başarılı ve konsantreler ki ağladıkları sahnelerde bile içtenlikleri derinden hissedilebiliyor. Dekor olarak çok renkli bir okul sınıfı sahneye konmuş. Sınıf tahtasındaki Mitolojik Tanrılar ilgi çekici. Oyundan önce de Fuaye de seyircileri teneffüsteki çocuk sesleri karşılıyor.
Oyunun ismi “Gordion’un Düğümü” efsanesine atıfta bulunuyor. Gordion’un düğümünü hiç kimse çözmeyi başaramamıştır. Kehanete göre çözecek kişi Asya’yı fethedecektir. Büyük İskender de bunun üzerine Gordion’a gelir ve düğümü çözmeye çalışır. Çözemeyince ve sabrı tükenince sinirlenir, kılıcı ile düğümü ortadan ikiye keser. Bu efsanede ki mesajda sorunların sabırla ve itina ile çözülmesi mi yoksa kaba kuvvetle ve hızlıca çözülmesi mi doğrudur? Oyundaki sorunlu çocuğun ismi de Gidion’dur. Oyunun bana mantıklı gelmeyen tek yönü ise (ki bu yazar ile ilgili bir durum) sınıfın 5. Sınıf ve çocukların da 11 yaşında olması! Yaşanan olayları gördüğümüzde yaş seviyesinin 14-15 yaş seviyesine çıkması daha gerçekçi olurmuş diye düşünüyorum.
Yeni nesil Anne Babaların, çocuklarının hatalarını görmezden gelenlerin, bu sorunlu nesil ile karşı karşıya olan Eğitim camiasının kesinlikle izlemesi gereken, ders niteliğinde çarpıcı ve sürükleyici bir oyun.
İzlediğim en iyi kadın oyuncu performansı olabilir. Elif Özge Özder muhteşem oynadı gerçekten. Hayran kaldım. Oyun psikolojik bir oyun olduğundan ağır ilerlese de çok başarılı bir iş olmuş.
Gidion'un Düğümü / İstanbul Şehir Tiyatroları